Behind time türkçesi Behind time nedir

Behind time ile ilgili cümleler

English: The train arrived ten minutes behind time.
Turkish: Tren on dakika geç vardı.

English: The bus is behind time.
Turkish: Otobüs geç kalmıştı.

English: The bus arrived ten minutes behind time.
Turkish: Otobüs on dakika geç kaldı.

English: The train is twenty minutes behind time.
Turkish: Tren yirmi dakika geç kaldı.

English: The first bus will leave 10 minutes behind time.
Turkish: İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.

Behind time ingilizcede ne demek, Behind time nerede nasıl kullanılır?

Behind : Arkaya. Yanında. Geride. Gerisinde. Desteğinde. Peş. Ardında. Arkasında. Kıç (argo terim). Popo.

Time : Zamanlamak. -in zamanını ölçmek. Zamanlama yapmak. Vakit. Defa. Zaman. Temposunu belirlemek. Süre. Müddet. Süre tutmak.

Be behind time : Geç kalmak. Gecikmek. Geri düşmek. Zamanın gerisinde kalmak.

Behind bars : Demir parmaklıklar ardında. Mahpus. Mapusta. Parmaklıklar ardında. Parmaklıkların arkasında. İçerde. Hapiste. Tutukevinde. Cezaevinde.

Behind bolt and bar : Parmaklıklar ardında. Cezaevinde. Sürgü ve parmaklık ardında. Hapiste. Cezaevine konulmuş. Kodeste. Hapsedilmiş.

Behind closed doors : Gizli. Kapalı kapılar ardında. Kapalı kapılar arkasında.

 

İngilizce Behind time Türkçe anlamı, Behind time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behind time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sluggishly : Kalın kafalı bir şekilde. Durgun bir halde. Tembel bir şekilde. Aptal bir şekilde. Yavaş bir şekilde. Uyuşuk bir biçimde. Pasifçe. Halsiz bir şekilde. Ağırkanlı bir şekilde.

Slower : Kesat. Geç olan. Hızı azaltan. Geri kalmış. Eli ağır. Daha yavaş. Ağır. Geç anlayan. Yavaş.

Idly : Haylaz haylaz. Aylakça. Boş boş. (motor) boşta. Aylak aylak. Boş bir şekilde. Tembel tembel.

Andante : Andante. Yarı yavaş.

Weightily : Ağır bir biçimde. Ağırlıklı bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Çok ağır bir biçimde. Önemli.

Behind : Arkasında. Geride. Peş. Gerisinde. Yanında. Popo. Geriye. Ardındaki. Desteğinde.

Tardier : Geç olan. Geç kalmış. Ağır hareket eden. Ağır. Yavaş. Gecikmiş. Geç gelen. Yavaş olan. Yavaş giden.

Tardiest : Yavaş olan. Yavaş. Geç olan. Gecikmiş. Ağır. Geç kalmış. Geç gelen. Yavaş ilerleyen. Ağır hareket eden.

Behindhand : Yetişemeyen. Geç kalan. Geç kalmış. Zamana ayak uyduramayan. Borç altında. Gecikmiş. Geri kafalı. Arkada. Geri kafalı (argo terim).

Behind time synonyms : nice and easy, slothfully, at a slack pace, slowest, lates, languorously, lazily, lento, tardy, inertly, late, unwieldily, cut to, draggy, leadenly, laggardly, draggier, gently, backward, slow, languishingly, heavily, delayed, draggiest, shiftlessly, gingerly, indolently, cuti, quietly, posteriorly, dully, lackadaisically, languidly.