Bencher türkçesi Bencher nedir

  • Baro idare meclisi üyesi.
  • Kıdemsiz parlamento üyesi.
  • Hukukçular kurulu idare meclisi üyesi.
  • Baro yönetim kurulu üyesi.
  • Avam kamarası üyesi.

Bencher ingilizcede ne demek, Bencher nerede nasıl kullanılır?

Back bencher : Arka sırada oturan. Yeni seçilen yasa koyucu (bir odanın arka sırasında oturtulan kimse). Parlamento'nun yeni üyesi.

Front bencher : Önde gelenler. İleri gelenler.

Benchers : Kıdemsiz parlamento üyesi. Baro yönetim kurulu üyesi. Avam kamarası üyesi. Hukukçular okulu yönetim kurulu üyeleri.

Front benchers : Önde gelenler. Bakanlar. İleri gelenler.

Backbencher : Yönetimde görev almayan parlementer. Parlementodaki muhalefet partisi üyesi. Muhalif milletvekili. Yönetimde görev almayan parlamenter. Kıdemsiz parlamento üyesi. Parlamento üyesi.

Bench drilling machine : Masaya iliştirilmiş matkap. Tezgah matkabı.

Workbenches : İş tezgahı. Tezgah. Marangoz tezgahı. Çalışma tezgahı. Tezgah (üzerinde iş görülen).

Bench blotter : Adli sicil kaydı. Kriminal kayıt. Geçmiş mahkumiyetlerin resmi kaydı. Suç kaydı. Sabıka kaydı.

Benches : Yargıçlık. Baro. Kürsü. Sıra. Hakim kürsüsü. Bank. Tezgah.

Benched : Kızağa çekilmiş.

İngilizce Bencher Türkçe anlamı, Bencher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bencher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coach : At arabası. Özel öğretmen. -e özel ders vermek. Taşımak. -i çalıştırmak. Koç. Yolcu otobüsü. Antrenman yaptırmak. Koçluk yapmak. Araba ile gezmek.

Docent : Müzede rehberlik yapan kimse. Okutman. Müze rehberi. Okutman (üniv.). Yardımcı doçent.

Riding master : Ahırcıbaşı. Hayvanların bakımından sorumlu baş kişi.

Instructor : Asistan. Öğretim üyesi. Eğitici. Öğretim görevlisi. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Okutman. Arıcılık eğitimcisi. Doçent (amerikan ingilizcesi). Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse.

Backbenchers : Parlementodaki muhalefet partisi üyesi. Parlamento üyesi. Muhalif milletvekili. Yönetimde görev almayan parlementer. Yönetimde görev almayan parlamenter.

Schoolteacher : Öğretmen.

Catechist : Dini öğretici kitabı okutan kimse.

Don : Tekbiçimli hızlanıra. Kuşanmak veya giyinmek. Bey. Giyinmek. Hızını her zaman, biriminde eşit tutarda arttığı devinim; değişmez ivmeli devinim. Uzman. Giydirmek. Öğretim görevlisi. İspanyol efendisi.

Teacher student relation : Öğrenci öğretmen ilişkisi.

Window seat : Pencerenin yanında koltuk. Pencere rafı. Pencere oturağı. Pencere önü sekisi.

 

Bencher synonyms : music teacher, church bench, reading teacher, private instructor, prie dieu, flat bench, english professor, section man, math teacher, penalty box, settle, tutor, seat, mathematics teacher, banquette, preceptor, science teacher, dancing master, governess, pedagogue, backbencher, french teacher, art teacher, instructress, english teacher, demonstrator, school teacher, settee, benchers, teaching fellow, bahai, pedagog, pew.

Bencher ingilizce tanımı, definition of Bencher

Bencher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the senior and governing members of an Inn of Court.