Besetment türkçesi Besetment nedir

Besetment ingilizcede ne demek, Besetment nerede nasıl kullanılır?

Beset : Etrafını çevirmek. Sıkıştırmak. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak. Kuşatmak. Sarmak. Sıkıntı vermek.

Besets : Rahat bırakmamak. Sarmak. Sıkıştırmak. Rahat vermemek. Dört bir yandan saldırmak. Etrafını çevirmek. Sıkıntı vermek. Kuşatmak. Etrafını sarmak.

Besetting : Tehditkar. Sürekli tehdit eden. Rahatsız edici. Yakayı bırakmayan. Sürekli rahatsız eden. Kuşatma. Yakasını bırakmayan.

İngilizce Besetment Türkçe anlamı, Besetment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Besetment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envy : Haset etmek. İmrenmek. Kıskançlık. Gıpta etmek. Hasetlenmek. İmrenti. Gözü kalmak. Kıskanmak. Çekememek. İmrenme.

Disease : Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Hastalık. Maraz. Dert. Lyme hastalığı. Sayrılık. İllet. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga.

 

Sulkiness : Somurtkanlık.

Exacerbating : Sinirlendirmek. Kızdırmak. Kötüleştirmek. Şiddetlendirmek. Kızdırma. Kızıştırma. Daha beter etme. Azdırmak. Şiddetlendirme.

Ill will : Kötü niyet. Düşmanlık. Nefret. Garaz. Garez. Husumet. Kin.

Balk : Engel olmak. Kaçınmak. Kütük. Duraksamak. Bir engel karşısında duraklamak. İnat etmek. Ayak diremek. İnatla yürümemek. Anlaşmaya yanaşmamak.

Irritating : Kaşındıran. Sinir. Rahatsız etme. Sinir bozucu. Rahatsız edici. Tahrik edici. Sinirlendiren. Tahriş edici. Kaşındırıcı.

Irritations : Öfke. Kaşındırma. Kızgınlık. Kurcalama. Tahriş. Sinirlilik. Tahriş etme. İritasyon.

Imposition : Uygulama. Yükleme. Vergiyi gerçekleştirme. Taciz. Haksız talep. İstenmeyen misafir. Ceza (okul). Kullanma.

Extrusions : İhraç etme. Çıkıntılar (hadde). Kalıptan çekme. Çıkarma.

Besetment synonyms : constricting, complaint, vexing, pressing, bitterness, discomfiture, balls ache, annoyance, huffishness, storey, extruding, being attacked, constrictions, oriel, harassment, harassments, rancor, heartburning, gall, hostility, provocation, constriction, shutting in, annoyances, enviousness, enmity, discommodity, clamping, score, provocations, exacerbations, story, diseases.

Besetment ingilizce tanımı, definition of Besetment

Besetment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of besetting, or the state of being beset. Also, that which besets one, as a sin.