Besetting türkçesi Besetting nedir

  • Rahatsız edici.
  • Tehditkar.
  • Sürekli tehdit eden.
  • Kuşatma.
  • Yakasını bırakmayan.
  • Sürekli rahatsız eden.
  • Yakayı bırakmayan.

Besetting ingilizcede ne demek, Besetting nerede nasıl kullanılır?

Beset : Sarmak. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Rahat vermemek. Sıkıştırmak. Sıkıntı vermek. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak.

Besetment : Usandırma. Etrafı sarılma. Sıkma. Sinirlendirme. Rahatsızlık. Saldırılma. Kuşatılma.

Besets : Sıkıntı vermek. Sıkıştırmak. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Etrafını çevirmek. Sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Kuşatmak. Rahat bırakmamak.

İngilizce Besetting Türkçe anlamı, Besetting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Besetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canvas : Kanava. Tuvale yapılmış tablo. Branda bezi. Keten bezi. Tente. Branda. Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez. Çatkı bezi. Bezem bezi. Çadır.

Blocade : Bir ülkenin dışarı ile olan her tür ilişkisini kuşatarak ve zor kullanarak kesme. Ekonomik abluka.

Enclosure : Çitli yer. İlişikte gönderilen şey. Hayvanları hapseden çitli alan. Çit. Duvar. Kapama. Kapsam. Etrafını çevirme. Çevrilmiş yer.

Forbidding : Sert. Korkutucu. Ekşi yüzlü. Yasaklama. Ciddi. Haşin. İtici. Ters. Çekilmez.

 

Blustery : Esen. Gürleyen. Kasırgalı. Sert rüzgarlı. Rüzgarlı (hava). Sert bir şekilde esme. Rüzgarlı.

Exasperating : Öfkelendiren. Çileden çıkaran. Kızdırma.

Sinistrous : Sola ait. Uğursuz. Solun. (arkaik) uğursuz. Meşum. Kötü. Sola eğimli. Fena.

Show window : Pencereyi göster. Mağaza camekanı. Mağaza vitrini. Sergi. Vitrin.

Shrill : Kulak tırmalayıcı. Tiz ses çıkartmak. Keskin (ses). Keskin. Acı. Cırlak. Acı acı bağırmak. Tiz sesli. Tiz (ses).

Menacing : Tehdit edici. Tehdit etme. Gözdağı vermek. Tehdit etmek.

Besetting synonyms : canvass, fiddly, circumscription, discomfortable, minacious, annoying, scope, threatful, disconcerting, sinister, threatening, fraughts, encirclement, disquieting, environment, surroundings, encapsulation, blockades, disturbing, bothersome, shriller, circumscriptions, surround, background, disruptive, enclosures, shrillest, encircling, distracting, besieging, minatory, environs, blockade.

Besetting zıt anlamlı kelimeler, Besetting kelime anlamı

Intrusive : İzinsiz giren. Mütecaviz. Sırnaşık. Zorla giren. Kullanışsız. Elverişsiz. Zorla içeri giren. Araya giren. Davetsiz. İzinsiz ve davetsiz giren.

Besetting antonyms : nonindulgent.

Besetting ingilizce tanımı, definition of Besetting

Besetting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a besetting sin. Habitually attacking, harassing, or pressing upon or about.