Bested türkçesi Bested nedir

  • Yenilmiş.
  • Yenilgiye uğramış.
  • Üstün gelinmiş.
  • Mağlup edilmiş (bir yarışmada).
  • Yenilgiye uğratılmış.
  • Hezimete uğramış.

Bested ingilizcede ne demek, Bested nerede nasıl kullanılır?

Bestead : Sorun yaşayan. Tehlikede. Problem içinde olan (eski kullanım).

Best available : Kullanılabilen en iyisi.

Best before : -den önce tüketmeniz tavsiye edilir. Son kullanma tarihi.

Best before date : Son kullanma tarihi (skt).

Best bib and tucker : Bayramlık giysi. En iyi giysiler. Bayramlıklar. Kişilik giysi. En iyi elbise.

Best effort basis : Eniyi çaba ilkesi. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedini olabilecek eniyi fiyattan ve en yüksek miktarda satmayı üstlenmesi. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba yüklenimi.

Best buy : Teklif edilen parayla alınması mümkün olan en kaliteli mal. En uygun satın alım. En uygun fiyat. Karlı alışveriş. En uygun satın alma. Karlı pazarlık. En uygun alışveriş.

Best evidence rule : En iyi kanıt kuralı. Orijinal delil kuralı. Mevcut olur olmaz orijinal öğenin kanıt olarak sunulması gerektiğini ve orijinali sunulmadığı takdirde fotokopisinin kabul edilmeyeceğini belirten kural (hukuk terimi).

Best estimator : Eniyi kestirici. En iyi kestirici. En iyi tahmin edici.

 

Best clothe : En iyi elbise.

İngilizce Bested Türkçe anlamı, Bested eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bested ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unsurpassed : Benzersiz. Üstün. Eşsiz. Emsalsiz.

Beaten : Aşınmış. Dövülmüş. Ayak izleriyle belirgin. Dayak yemiş. Mağlup. Vurularak biçimlendirilmiş. Dövme. Çiğnenmiş. Bitkin.

Devoured : Yenilip bitirilmiş. Yenmiş. Tüketilmiş. Şiddetle tüketilmiş. Yok edilme.

High grade : Üstün nitelikli. Kaliteli. Üstün kaliteli. Yüksek nitelikli. Yüksek dereceli. Ekstra. Birinci sınıf.

Done for : Bitkin. Ölmekte olan. Harap edilmiş. Yaralanmış. Devam edemeyecek durumda. Bitik. Yorgun argın.

Smeared : Sürülmüş (bir şeyi bir yere). Sıvanmış. İftira atılmış. Bulaşmış. Bozguna uğratılmış. Sürülmüş. Lekelenmiş. Kirletilmiş. Çamur atılmış.

Discomfited : Bozum etmek. Sinir etmek. Mosmor etmek (argo terim). Bozmak. Mağlup olmuş. Yenmek.

First : İlkönce. Birincilik. Başta gelen. Önde gelen. Birinci. İlk olarak. Önce. Öncelikle. Mükemmel. İlk.

Top quality : En iyi kalite. En kaliteli.

Snookered : Tükenmiş. Köşeye kıstırılmış. Ayvayı yemiş. İşi bozulmuş. Bitmiş.

Bested synonyms : prizewinning, go to meeting, unexceeded, top grade, sunday go to meeting, improved, skunked, uncomparable, superior, unsurpassable, record breaking, amended, primo, unexcelled, optimal, whipped, finer, optimum, shellacked, second best, good, knocked down, champion, overpowered, superfine, world class, eaten, foremost, defeated, incomparable, top.

Bested zıt anlamlı kelimeler, Bested kelime anlamı

Worse : Daha çok. Daha kötüsü. Daha fena. Daha kötü. Daha kötü şey. Daha hasta. Kötü. Beteri. Beter. Daha da kötüsü.

 

Comparable : Mukayese edilebilir. Karşılaştırılabilir. Kıyas götürür. Kıyas edilebilir. Benzer. Kıyaslanabilir.

Bottom : Ulaşmak. Bir temel üzerine yerleştirmek. Değmek. Dip. Temeline inmek. Dip koymak. Dipteki. Alttaki. Dibe ulaşmak. Kurmak.

Bested antonyms : bad, worst, side, inferior.