Binders türkçesi Binders nedir

  • Biçerbağlar.
  • Kuşak.
  • Bağlayıcı madde.
  • Kap.
  • Geçici anlaşma.
  • Ciltler.
  • Ciltçi.
  • Bağlayıcılar.
  • Cilt.
  • Bağ.

Binders ingilizcede ne demek, Binders nerede nasıl kullanılır?

Pellet binders : Pelet bağlayıcılar. Pelet yapımı sırasında yemleri bir arada tutan lignosülfonat, bolus alba, karboksimetilselüloz, polimetilokarbamit, melas ve kil gibi maddeler.

Bookbinders : Mücellit. Çiltçi. Ciltçi. Ciltci.

Spellbinders : Büyüleyen konuşmacı. Etkileyici roman.

Binder distributor : Bağlayıcı distribütör. Bağlayıcı distribütörü.

Binder document unbinder : Cilt belgesi ciltten çıkarıcı.

Office binder help topics : Office ciltçi yardım konuları.

Binder help : Ciltçi yardımı.

Binder reconciler : Cilt uzlaştırıcısı.

Binder properties : Cilt özellikleri.

Microsoft office binder document unbinder : Microsoft office cilt belgesi ciltten çıkarıcı.

İngilizce Binders Türkçe anlamı, Binders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Binders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obturate : Kapatmak. Mühürlemek. Tıkamak. Kapamak.

Cases : Çanta. Kasa. Dava. Durum. Görüş. Tuhaf tip. Sorun. Vukuat. Kanıt. Mahfaza.

Block : Duvar. Blok. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Öbek. Kalıplamak. Önünü kesmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Engellemek. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı.

 

Reaper : Biçme makinesi. Biçerdöver. Biçici. Orakçı. Orak makinesi.

Dermas : Deri. Derma. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Altderi. Edeme. Cildin ikinci tabakası. Alt deri.

Derma : Altderi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Cildin ikinci tabakası. Edeme. Cilt (anatomi, zooloji). Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Deri. Alt deri.

Bindles : Ufak uyuşturucu tozu paketi. Bohça. (argo) demet. Eroin.

Derm : Deri. Derma. Alt deri.

Bookbinders : Çiltçi. Ciltci. Mücellit.

Binders synonyms : adhesive agent, adhesive material, reaper binder, abdominal belt, inhibit, cinctures, bk, breechcloth, alliances, keep, reapers, bindle, coiler, close up, obstruct, interim agreement, complexion, complexions, holder, basin, belt, catchall, bookbinder, binder, cummerbund, stunt, occlude, working agreement, corium, capes, band spectrum, provisional agreement, affixture.

 

Binders zıt anlamlı kelimeler, Binders kelime anlamı

Let : İzin vermek. Gevşetmek. Bırakmak. Dirmek. İhale etmek. Koyuvermek. Meydan vermek. Kiraya verilmek. Koyvermek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.

Free : Erkin. Ücretsiz. Muaf. Serbest. Bedava. Özgür. Rahatlatmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest bırakmak. Serbestçe.

Advantage : Yarar. Getiri. Fayda. İyilik. İstifade. İntifa. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Menfaat. Avantaj.