Bios türkçesi Bios nedir

  • Biyos.
  • Bilgisayar açışında harekete geçen ve temelli olarak bilgisayar hafızasında olan programdır (bilgisayar).
  • Bıos.

Bios ingilizcede ne demek, Bios nerede nasıl kullanılır?

Bios date : Bıos tarihi.

Bios name : Bıos adı.

Bios setup : Sistem konfigürasyonlarını değiştirmek için başlarken aktifleştirilebilen program. Bıos kurulum.

Bios version : Bıos sürümü.

Biosafety : Biyolojik araştırma sırasında güvenlik sağlama süreci (ortamsal, kişisel veya sağlık problemlerini önleme). Biyolojik güvenlik. Biyogüvenlik.

Bioscopes : Biyoskop. Eski model film göstericisi. Biyograf. Film makinesi.

Bioscientist : Biyolojik bilimci. Canlı bilimiyle uğraşan bilim insanı. Biyobilimci.

Bioscience : Biyobilim. Biyolojik bilim. Canlı bilimi.

Biosciences : Canlı bilimi. Biyolojik bilim. Biyobilim. Biyolojik bilimler.

Bioscopy : İnsan vücudunun canlı olup olmadığının tespiti için muayenesi. Canlılık muayenesi. Bir vücutta hayat işareti tespiti için yapılan inceleme. Biyoskopi. Dirim gözlemi.

İngilizce Bios Türkçe anlamı, Bios eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bios ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weight : Bir ölçme sürecinde belli sınar ve terimlerin, göreli konumunu ya da nicel payını gösteren sayısal değer. Tartmak. Sıkıntı. Önem. İtibar. Değer. Bilişim, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Ölçmek. Yükletmek. Ağırlık yapmak.

 

Partisanship : Partizanlık. Akrabasını tutma. Taraflılık. Taraftarlık. Particilik. Yandaşlık.

Tabu : Memnu. Tabulaştırmak. Yasak. Dokunulmaz. Konuşulması yasak şey.

Prepossess : Cezbetmek. Aklını kurcalamak. Çekmek. Zihnini meşgul etmek. Kafasına takılmak. Aklını çelmek. Meşgul etmek. Gönlünü çelmek. Etkilemek. Olumlu bir şekilde etkilemek.

Racism : Kafatasçılık. Anasoyculuk. Irkçılık.

Slant : Eğik. Eğimli olmak. Meyletmek. Meyilli olmak. Eğmek. Eğik olmak. Eğilimi olmak. Sapmak. Yana eğilmek. Yönelmek.

Preconception : Gebelik öncesi. Önyargı. Peşin hüküm. Yerleşmiş fikir.

Partiality : Yanlılık. Yan tutma. Beğenme. Düşkünlük. Tarafgirlik. Taraf tutma. Asabiyet. Kısmiyet. Kısmilik. Özel sevgi.

Prejudice : Peşin hüküm. Önyargı. Önyargılı olmasına neden olmak. Etki altında bırakmak. Peşin yargı. Zayıflatmak. Zarar (hukuk terimi). Kayırma. Zarar vermek.

Angle : Kıvırmak. Olta ile balık tutmak. Saptırmak. Açı vermek. Köşe yapmak. Açı yapmak. Çarpıtmak. Korniyer. Açı oluşturmak. Açı.

Bios synonyms : experimenter bias, irrational hostility, islamophobia, tendentiousness, homophobia, taboo, predetermine.

Bios zıt anlamlı kelimeler, Bios kelime anlamı

Impartiality : Yansızlık. Tarafsızlık.

Parallel : Her iki yarımyuvarda eşleğe koşut olarak, geçtikleri düşünülen ve çevre uzunlukları giderek kısalıp, eksenucunda noktaya dönüşen çemberlerden her biri. Paralel çizgi. Okşar. Nazire. Kıyaslanabilir. Enlem. Benzerlik. Paralel olarak koymak. Koşut. Kıyaslamak.

Perpendicular : Dikey çizgi. Dik. Düşey. Şakuli. Dikme. Doğru. Dikey. Amudi. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru.