Bioscope türkçesi Bioscope nedir

  • Eski model film göstericisi.
  • Biyograf.
  • Film makinesi.
  • Biyoskop.

Bioscope ingilizcede ne demek, Bioscope nerede nasıl kullanılır?

Bioscopes : Biyoskop. Biyograf. Eski model film göstericisi. Film makinesi.

Aerobioscope : Aerobiyoskop.

Bioscopy : Dirim gözlemi. Bir vücutta hayat işareti tespiti için yapılan inceleme. Canlılık muayenesi. Biyoskopi. İnsan vücudunun canlı olup olmadığının tespiti için muayenesi.

Bioscience : Canlı bilimi. Biyobilim. Biyolojik bilim.

Biosciences : Canlı bilimi. Biyobilim. Biyolojik bilim. Biyolojik bilimler.

Bios date : Bıos tarihi.

Biosatellites : Canlı taşıyan uydu. Biyosatolit.

Biosecurity : Biyoemniyet. İnsanların biyolojik savaşa karşı korunması. Biyogüvenlik. Biyo-emniyet. Sürülerin hastalık oluşumunu en aza indiren bir bakım yönetim sistemi. Hem insanlar hem de hayvanları biyolojik tehlikeden koruyan ortamlar sağlamak için geliştirilmiş sistem.

Bios setup : Sistem konfigürasyonlarını değiştirmek için başlarken aktifleştirilebilen program. Bıos kurulum.

Bios version : Bıos sürümü.

İngilizce Bioscope Türkçe anlamı, Bioscope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bioscope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Film camera : Alıcı. Kamera. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Saçak silmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Cinematograph : Film çevirmek. Çevirim eylemi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Film çekme makinası. Sinema makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterici. Lumière kardeşlerin, kendi buluşları olan sinema aygıtına verdikleri ad. (bu aygıt hem alıcı, hem gösterici, hem de basım aygıtı olarak kullanılabiliyordu. sinematograf ve bundan türeyen sinematografi sonradan sinema, sine biçiminde kısaltılarak çeşitli anlamlarda kullanıldı). Sinematograf. Film makinası.

Film projector : Gösterici. Film gösterme makinesi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Projektör. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Projector : Projeksiyon makinesi. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Fırlatıcı. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Proje sahibi. Projektör. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Işıldak.

Cinema : Sinema salonu. Sinema.

Cinematographic : Sinema makinesiyle ilgili. Sinemacılık. Sinemaya özgü olan, sinema özelliği taşıyan, sinemaya gider özellikleri bulunan. sinemayla ilgili. Sinemalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinematografik. Sinematik.

Projectors : Projektörler. Proje sahibi. Fırlatıcı. Planlamacı. Sinema makinesi. Projektör.

Movie camera : Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Kamera. Alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Movie projector : Film projektörü. Gösterici.

Bioscope synonyms : movie house, movie theatre, picture palace, cine projector, movie theater, bioscopes.

Bioscope ingilizce tanımı, definition of Bioscope

Bioscope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A view of life. That which gives such a view.