Kamera nedir, Kamera ne demek
Kamera; sinema, tv alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı

- Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk.
- Kameraman.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Oda, kamara.
İngilizce'de Kamera ne demek? Kamera ingilizcesi nedir?:
camera
Kamera hakkında bilgiler
Kamera isim, sinema, televizyon, fotoğrafçılık (Lat. Fransızca caméra=Oda 'dan)
Kamera ile ilgili Cümleler
- Kamera hiçbir şeyi kaydetmedi.
- Kameralar hakkında bir şey biliyor musun?
- Ali bir gizli kamerayla Mary'yi izledi.
- Kameraların farkındaydım; hem evimdeki hem de askerde çalıştığım ofisimdeki, sen böyle bir geri zekalısın ne yapmaya çalıştığını bilmeyen.
- Tom'un yeni evinin resimlerini çekmek için kameranı ödünç almak istedim.
- O bana önceki gün aldığı kamerayı gösterdi.
- Kamerada bir hata olmalı.
- Tom'un iyi bir kamerası var.
- Kamera en az 0'a mal olacaktır.
- Gülümseyin, bu bir kamera şakası!
- Ali iyi bir kameraya sahip.
- Kameraların önünde gülemiyorum.
- Ali döndü ve kameraya baktı.
- Kamerada film yoktur.
Kamera anlamı, kısaca tanımı:
Kamera şakası : İzleyenleri eğlendirmek amacıyla, önceden hazırlanan bir oyunun, gizli bir yere konmuş kamera aracılığıyla, habersiz kişiler tarafından oynanması.
Termal kamera : Canlıların yaydığı vücut ısısından yararlanarak hareketlerini tespit edip yerlerini belirleyen kamera.
Kamer : Ay.
Kameraman : Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse, çekimci, kamera.
Görüntü : Manzara. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
Film : Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü.
Alınma : Alınmak işi.
Alet : Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç.
Alıcı : Azrail. Almaç. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Kamera.
Çekim : Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.
Yönetmen : Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör.
Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.
Kamera anteriyor bulbi : Cornea ile iris arasında yer alan boşluk.
Kamera anteriyor bulbi şantı : Glakomun tedavisinde, camera anterior bulbiden subkonjunktival dokuların altına kadar goniomiplantlar yerleştirilerek bir çeşit şant oluşturulması.
Kamera posteriyör bulbi : Lens ile iris arasında yer alan boşluk.
Kamera vitra bulbi : Lens, corpus ciliare ve pars optica retina arasında bulunan ve corpus vitreum tarafından doldurulan boşluk.
Diğer dillerde Kamera anlamı nedir?
İngilizce'de Kamera ne demek? : [Kamera] n. camera, device used to take photographs
n. camera
Fransızca'da Kamera : caméra [la]
Almanca'da Kamera : n. Kamera
Rusça'da Kamera : n. камера (F), кинокамера (F), киноаппарат (M)

Bu kısımda Kamera nedir? Kamera ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kamera tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kamera hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.