Bistort türkçesi Bistort nedir

  • Yılan kökü.
  • Kurt pençesi (botanik terimi).
  • Kurt pençesi.
  • Kurtpençesi.

Bistort ingilizcede ne demek, Bistort nerede nasıl kullanılır?

Common bistort : Yılan kökü. Kurtpençesi.

Bistoury : Kesme, kan alma, apseleri açma veya kesit yapımında kullanılan, sivri uçlu, küçük, ucu değişebilen bir çeşit ince cerrah bıçağı, lanset, bisturi. Lanset. Bisturi. Bistüri. Cerrah bıçağı. Küçük bıçak. Neşter.

Bistable : İkikararlı. İki durumlu. İki kararlı.

Bistable amplifier : İki durumlu yükselteç.

Bistable relay : İki durumlu röle.

Cambistry : Para değiştirme. Döviz takası. Kambiyo etüdü. Döviz bozdurma veya alma.

Cubist : Kübist.

Babist : Babizm inancına sahip kimse.

Bister : Griye çalan ile sarımsı arasında kahverengi renk. Kurum boyası. Sanatta kullanılan suda çözülebilir griye çalan ile sarımsı arasında kahverengi pigment.

Bistros : Avrupa'ya özgü küçük restoran. Küçük lokanta. Küçük taverna veya bar. Bistro. Taverna. Küçük bar.

İngilizce Bistort Türkçe anlamı, Bistort eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bistort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Record : Kayıt. Seslendirme eylemi. Kaydetmek. Kayda geçirmek. İşlemek. Sonaşam. Kayda almak. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme. Atletizmin herhangi bir dalında, yönetmeliğe uygun olarak o zamana değin elde edilmiş derecelerin en üstünü ya da eşiti. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak.

 

Snakeweed : (botanik terimi) yılan ısırığını iyileştirmek için ilaç olarak kullanılan yabani bir fundalık. Virginia yılan kökü.

Story : Yalan. Martaval. Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Konu. Masal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tarih. Kat. Efsane. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.

Life story : Yaşam geçmişi. Hayat hikayesi. Birinin tüm hayatının öyküsü. Hayatın bir kısmı. Yaşam öyküsü. Yaşam hikayesi. Örnekolay incelemesinde başlıca bilgi kaynağı olarak başvurulan ve bir sorunun taşıyıcısı olan bireylerin yaşam süreçlerini tüm ayrıntılarıyla çözümlemeye dayanan yaşam belgesi. Hayatın bir bölümü.

Chronological record : Kronolojik kayıt.

Account : Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Hikaye. Hesap verme. Açıklamasını yapmak. Sebep. Hesaba katma. Avantaj. Önem. Söylenti. Hesap.

Past : Sona ermiş. Geçen. Yanından geçerek. Olmuş. Ötesinde. -den sonra. Geçmiş. Geçe. Dün. Sabık.

 

Cinquefoils : Beşparmakotu. Beş dilimli yapı süsü.

Biography : Biyografya. Biyografi. Bir kişinin yaşamöyküsü. tanınmış bir kişinin yaşamöyküsünü anlatan yazı ya da kitap. Yaşamöyküsü. Özgeçmiş. Yaşam öyküsü.

Yesteryear : Geçen yıl. Mazi. Uzun olmayan bir süre önce. Önceki sene. Kısa zaman önce.

Bistort synonyms : historical record, historical paper, historical document, ancient history, historic period, past times, cinquefoil, sanicles, common bistort, life, renaissance, case history, age, renascence, snakeroot, blazing star, antiquity, ground pine, dark ages, etymology, recital, chronicle, adderwort, life history, sanicle, middle ages, annals.

Bistort zıt anlamlı kelimeler, Bistort kelime anlamı

Future : İlerki. Müstakbel. İleri. Gelecekte olacak şey. İleriki. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Gelecek. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. İstikbal.

Untwist : Çözmek için zıt yönde döndürmek. Halletmek. Açmak. İplerini çözmek. Açılmak. Çözmek. Bükümünü açmak. İplerini ayırmak.

Unsnarl : Açmak. Çözmek.

Bistort antonyms : unweave, disentangle.

Bistort ingilizce tanımı, definition of Bistort

Bistort kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An herbaceous plant of the genus Polygonum, section Bistorta. Adderwort. Its root is used in medicine as an astringent. Snakeweed.