Bistable türkçesi Bistable nedir

  • İki kararlı.
  • İkikararlı.
  • İki durumlu.

Bistable ingilizcede ne demek, Bistable nerede nasıl kullanılır?

Bistable amplifier : İki durumlu yükselteç.

Bistable relay : İki durumlu röle.

Microbistatic : Üremeye engel olan maddelere verilen genel ad. Mikrobistatik.

Bister : Sanatta kullanılan suda çözülebilir griye çalan ile sarımsı arasında kahverengi pigment. Griye çalan ile sarımsı arasında kahverengi renk. Kurum boyası.

Bistort : Yılan kökü. Kurt pençesi. Kurtpençesi. Kurt pençesi (botanik terimi).

Cambistry : Döviz takası. Kambiyo etüdü. Döviz bozdurma veya alma. Para değiştirme.

Bistoury : Neşter. Küçük bıçak. Bisturi. Kesme, kan alma, apseleri açma veya kesit yapımında kullanılan, sivri uçlu, küçük, ucu değişebilen bir çeşit ince cerrah bıçağı, lanset, bisturi. Bistüri. Cerrah bıçağı. Lanset.

Babist : Babizm inancına sahip kimse.

Common bistort : Yılan kökü. Kurtpençesi.

Bistros : Avrupa'ya özgü küçük restoran. Küçük bar. Küçük taverna veya bar. Küçük lokanta. Bistro. Taverna.

İngilizce Bistable Türkçe anlamı, Bistable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bistable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cranky : Gevşek. Huysuz. Sinirli. Eksantrik. Asabi. Garip. Çabuk öfkelenen. Aksi. Alıngan. Tuhaf.

 

Firm : Değişmez. Sağlam. Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Sabit. Donmak (jöle pelte çikolata vb). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Emin. Metin. Sağlamlaşmak. Şirket.

Tipsy : Dumanlı. İçkili. Çakırkeyif. Yarı sarhoş. Sallanan. Başı dumanlı. Sarhoş. Titrek. Kafası dumanlı. Çakırkeyf.

Shaky : Dayanıksız. Çatlamış. Çürük. Zayıf. Sarsan. Güvenilmez. Sağlam olmayan. Güçsüz. Sallantıda. Titrek.

Volcanic : Volkanik. Coşkun. Hiddetli. Yanardağla ilgili. Püskürük. Yanardağ gibi. Taşkın. Yanardağa özgü. Yanardağa ilişkin.

Crank : Manivela. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap. Kanırtmaç. Krankla bağlamak. Yol vermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dirsek. Kıvırmak. Kaçık. Krankla çalıştırmak.

Impermanent : Kalımsız. Devamsız. Kalıcı olmayan. Süreksiz. Geçici. Devam etmeyen. Daimi olmayan.

Flip flop : Çarpma sesi yapmak. Erkek erkeğe cinsel ilişki sırasında sırayla pozisyon değiştirilmesi. Tokyo. Parmak arası plastik terlik. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Flip-flop. Takla atmak. Bir çeşit takla. Olası iki durumdan (örn. 0 ya da 1) birinde bulunan ve girdi olarak aldığı bir imle öteki duruma geçen öğesel çevrim.

Permanent : Permanant. Perma. Sabit. Sürekli. Temelli. Değişmez. Baki. Devamlı. Yerleşik. Kalıcı.

Bistable synonyms : unfluctuating, coseismic, bi stable, coseismal, unsteady, tippy, inconstant, volatile, constant, temporary, wobbly, rocky, bimodal, steady, stabilised, wonky, stabilized, rickety, seismal, top heavy, stabile, seismic, tender, tottering, explosive, lasting.

 

Bistable zıt anlamlı kelimeler, Bistable kelime anlamı

Impermanent : Devam etmeyen. Daimi olmayan. Kalıcı olmayan. Geçici. Devamsız. Süreksiz. Kalımsız.

Inconstant : Dönek. Sebatsız. Değişken. Vefasız. Gelgeç. Hercai. Sabit olmayan. Kararsız. Maymun iştahlı. Sadakatsiz.

Unstable : Delibozuk. Sabit olmayan. Tutarsız. Yeltek. Dayanıksız. Değişen. İstikrarsız. Kararsız. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren.

Bistable antonyms : unsteady, steady, permanent, constant, stable.