Volcanic türkçesi Volcanic nedir

Volcanic ile ilgili cümleler

English: There's volcanic ash in the atmosphere.
Turkish: Atmosferde volkanik kül var.

English: The volcanic eruption threatened the village.
Turkish: Volkanik patlama köyü tehdit etti.

English: The surface of the earth rose due to the volcanic activity.
Turkish: Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.

English: OMG, the volcanic eruption was HUGE!
Turkish: Aman tanrım, volkan patlaması devasaydı.

English: Volcanic ash covered the city.
Turkish: Volkanik kül şehri kapladı.

Volcanic ingilizcede ne demek, Volcanic nerede nasıl kullanılır?

Volcanic action : Volkanik faaliyet. Volkanik aktivite gibi olan. Volkanik hareketlilik. Volkanik faaliyete benzeye. Volkanın gürlemesi ve patlaması.

Volcanic activity : Volkanik aktivite. Volkanik etkinlik. Yanardağın patlaması, lav ve tüten çıkarması gibi görülebilen olayların tümü. Yanardağ püskürmesi.

Volcanic ash : Volkan külü. Yanardağ külü. Volkanik kül. Püskürük kül.

Volcanic bomb : Yanardağ yumrusu. Volkan bombası. Yanardağ bombası.

Volcanic cone : Volkan konisi. Yanardağ konisi.

Volcanism : Volkanik faaliyet. Volkanik faaliyet süreci. Volkanizma. Volkanik olaylar süreci. Volkanizm.

 

Volcanically : Patlayarak. Patlayan bir şekilde. Volkanik bir şekilde. Volkanik olarak.

Volcanic explosion : Yanardağ patlaması.

Volcanics : Volkanik. Püskürük. Yanardağ gibi. Yanardağa ilişkin. Hiddetli. Yanardağa özgü.

Volcanic gas : Volkan gazları.

İngilizce Volcanic Türkçe anlamı, Volcanic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volcanic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ejecta : Dışarı çıkarılan veya atılan şey. Volkan külü.

Volatilizing : Gazlaştırmak. Buharlaşmak. Uçucu hale getirmek. Gaz haline gelmek. Buharlaştırmak. Buhar olmak.

Vehement : Sert. Hararetli. Öfkeli. Coşkulu. Kıyasıya. Ateşli. Şiddetli. Şiddet.

Blustering : Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Şamatacı. Gürültücü. Tehditle. Tehdit etmek. Rüzgarlı. Sert (esme). Şiddetli.

Angriest : İltihaplı. Öfkeli. Kızgın. Hırslı. Kızmış. Kızarmış. En sinirli. Fırtınalı.

Fervid : İhtiraslı. Ateşli. Atılgan. Çok sıcak. Yoğun. Ateş gibi. Hararetli. Hırslı. Şiddetli.

Angrier : Fırtınalı. Sinirli. Hırslı. Daha sinirli. İltihaplı. Öfkeli. Kızarmış. Kızmış. Kızgın.

Volatilize : Gazlaştırmak. Buharlaştırmak. Gaz haline gelmek. Uçucu hale getirmek. Buharlaşmak. Buhar olmak.

Excessive : Çok fazla. Fazla. Fahiş. Aşırı. Müthiş. Ölçüsüz. Azgın. Haddinden fazla. Aşkın.

Hotheaded : Aşırı fevri. Aceleci. Öfkeli. Fevri. Çok heyecanlı.

Volcanic synonyms : ire, emotionalistic, exalted, effervescence, corybantic, volcanic glass, igneous, unstable, ireful, floods, elated, eruptives, abandoned, cataract, choleric, boiling over, expansive, hot blooded, emotional, vesuvian, vulcanic, pyrogenous, irascible, irate, eruptive, furious, ebullient, boisterous, exuberant, flooding, volatilizes, effusive, cataracts.

 

Volcanic zıt anlamlı kelimeler, Volcanic kelime anlamı

Stable : Sebatlı. Sürgit. Oturmak. Kararlı. Sabit. Damız. Dengeli. Sürekli. Kalıcı. Devamlı.

Intrusive : Sırnaşık. Araya giren. Zorla giren. Elverişsiz. Davetsiz. Zorla içeri giren. İzinsiz giren. Mütecaviz. İzinsiz ve davetsiz giren. Kullanışsız.

Volcanic ingilizce tanımı, definition of Volcanic

Volcanic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a volcano or volcanoes. As, volcanic heat.