Volcanic activity türkçesi Volcanic activity nedir

  • Volkanik aktivite.
  • Yanardağın patlaması, lav ve tüten çıkarması gibi görülebilen olayların tümü.
  • Yanardağ püskürmesi.
  • Volkanik etkinlik.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Volcanic activity ile ilgili cümleler

English: The surface of the earth rose due to the volcanic activity.
Turkish: Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.

Volcanic activity ingilizcede ne demek, Volcanic activity nerede nasıl kullanılır?

Volcanic : Yanardağ gibi. Püskürük. Volkanik. Taşkın. Hiddetli. Yanardağa ilişkin. Yanardağla ilgili. Yanardağa özgü. Coşkun.

Activity : Etkiniik. Faaliyet. İşlem. Yapılan işler. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Hareket halinde olma. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Eyleyim. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı.

Volcanic action : Volkanik aktivite gibi olan. Volkanın gürlemesi ve patlaması. Volkanik hareketlilik. Volkanik faaliyete benzeye. Volkanik faaliyet.

 

Volcanic ash : Püskürük kül. Volkanik kül. Yanardağ külü. Volkan külü.

Volcanic bomb : Volkan bombası. Yanardağ yumrusu. Yanardağ bombası.

Volcanic cone : Yanardağ konisi. Volkan konisi.

İngilizce Volcanic activity Türkçe anlamı, Volcanic activity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volcanic activity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi.

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol. Asit tüten.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

 

Eruption : Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Patlama. Feveran. Fışkırma. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. Kızamık vb dökme. İsilik. İndifa. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Püskürme (yanardağ).

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Adventive cone : Ek koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni.

Volcanic activity synonyms : adjacent rock, alcalic fumarole, abrasive power, volcanic eruption, absolute chronology, advance of aglacier, abyss, aggregats.