Blackmailing türkçesi Blackmailing nedir

Blackmailing ile ilgili cümleler

English: Jale is blackmailing Tom.
Turkish: Jale Tom'a şantaj yapıyor.

English: Tom said Mary was blackmailing him.
Turkish: Tom, Mary'nin ona şantaj yaptığını söyledi.

English: She is blackmailing him.
Turkish: O ona şantaj yapıyor.

English: Ali is blackmailing me.
Turkish: Ali bana şantaj yapıyor.

English: Somebody is blackmailing me.
Turkish: Birisi bana şantaj yapıyor.

Blackmailing ingilizcede ne demek, Blackmailing nerede nasıl kullanılır?

Blackmail letter : Bir ödeme yapılmadığı takdirde kötü bir şey olacağını belirten mektuplar. Şantaj mektubu. Tehdit içeren mektuplar. Şantaj mektupları.

Give in to blackmail : Haracı kabul etmek. Şantaja boyun eğmek.

Blackmail : Şantaj yapmak. Şantaj. Tehditle para sızdırmak. Şantajla birinden para sızdırma. Para sızdırmak.

Blackmailed : Şantaj yapmak. Para sızdırmak.

Blackmailer : Şantajcı. Şantaj yapan. Şantaj yapan kimse.

Blackmails : Şantaj. Para sızdırmak. Şantajla birinden para sızdırma. Şantaj yapmak. Tehditle para sızdırmak.

Blackmailers : Şantaj yapan. Şantaj yapan kimse. Şantajcı.

İngilizce Blackmailing Türkçe anlamı, Blackmailing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blackmailing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Duresses : Baskı. Gözdağı. Tehdit. Zorlama. İcbar. Cebir. Hapis. Tazyik. Tutuklama.

Chantage : Şantajla para sızdırma. (fransızca) şantaj.

Shakedowns : Yer yatağı. Üstünü arama. Haraca bağlama. Para sızdırma. Hücre araması. Deneme (araç). Deneme.

Racket : Tenis raketi. Kar raketi. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Haraç. Haraççılık. Gürültü etmek. Patırtı. Şantajla para alma. Velvele. Tehditle ya da kazıklayarak para kazanma.

Racketeering : Tehdit veya şantaj yolu ile menfaat temin etme. Para koparma. Şantajla. Tehditle para alma. Tehdit veya şantaj yoluyla para elde etme. Haraç kesme. Haraççılık. Haraç alma.

Blackmails : Şantaj yapmak. Tehditle para sızdırmak. Para sızdırmak. Şantajla birinden para sızdırma.

Gangsterism : Organize suç örgütü içinde olma. Gansterlik. Mafyacılık. Gangsterlik. Organize suç.

Extortion : Gasp. Para sızdırma. Haraca kesme. Haraç. Zorla alınan şey. İrtikap. Fahiş fiyat. Zorla alma. Dolandırıcılık.

Blackmail : Şantajla birinden para sızdırma. Tehditle para sızdırmak. Şantaj yapmak. Para sızdırmak.

Blackmailing synonyms : black mail, shakedown, duress, chantages.

Blackmailing ingilizce tanımı, definition of Blackmailing

Blackmailing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or practice of extorting money by exciting fears of injury other than bodily harm, as injury to reputation.