Blackmail türkçesi Blackmail nedir
- Şantaj yapmak.
- Tehditle para sızdırmak.
- Şantajla birinden para sızdırma.
- Şantaj.
- Para sızdırmak.
Blackmail ile ilgili cümleler
English: Ali is the blackmailer.
Turkish: Ali şantajcıdır.
English: Ali was a blackmailer.
Turkish: Ali bir şantajcıydı.
English: Are you trying to blackmail me?
Turkish: Bana şantaj yapmaya mı çalışıyorsun?
English: Ali is being blackmailed by Mary.
Turkish: Ali Mary tarafından şantaj ediliyor.
English: Ali is blackmailing me.
Turkish: Ali bana şantaj yapıyor.
Blackmail ingilizcede ne demek, Blackmail nerede nasıl kullanılır?
Blackmail letter : Bir ödeme yapılmadığı takdirde kötü bir şey olacağını belirten mektuplar. Tehdit içeren mektuplar. Şantaj mektubu. Şantaj mektupları.
Give in to blackmail : Haracı kabul etmek. Şantaja boyun eğmek.
Blackmailed : Para sızdırmak. Şantaj yapmak.
Blackmailer : Şantajcı. Şantaj yapan kimse. Şantaj yapan.
Blackmailers : Şantaj yapan. Şantaj yapan kimse. Şantajcı.
Black and blue : Yara bere içinde. Morartı. Çürümüş. Çürük. Morarmış. Siyah-mavi. Mosmor.
Blackmails : Şantaj. Şantajla birinden para sızdırma. Para sızdırmak. Tehditle para sızdırmak. Şantaj yapmak.
Black and white display : Siyah-beyaz ekran. Renksiz ekran.
Blackmailing : Şantaj.
Black amber : Siyah amber. Karakehribar. Siyah kehribar.
İngilizce Blackmail Türkçe anlamı, Blackmail eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blackmail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gangsterism : Organize suç örgütü içinde olma. Gangsterlik. Organize suç. Mafyacılık. Gansterlik.
Gouge : Oluk. Oyma kalemi. Küçük orak. Heykeltıraş kalemi. Oyuk. İskarpelayla oymak. İskarpela. Oyma keskisi. Aldatmak. Ucu kıvrık bıçak.
Racketeer : Dolandırmak. Dolandırıcı. Gangster. Düzenbaz. Haraççı. Haraç almak. Şantajla para almak. Sahtekar. Haraç toplamak.
Extort money : Şantajla koparılan para. Koparma. Bir kimseden baskı ve tehditle yasadışı olarak alınan para. Gasp edilen para.
Shakedowns : Haraca bağlama. Deneme (araç). Deneme. Yer yatağı. Hücre araması. Üstünü arama. Para sızdırma.
Bleed : Yolmak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kanını emmek. Kanamak. Akmak (boyası). Sızdırmak. Kan kaybetmek. Kan ağlamak. Hacamat etmek.
Bled : Akmak (boyası). Kanını emmek. Kan almak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kanamak. Kan ağlamak. Kan kaybetmek.
Extortion : Gasp. Zorla alma. Fahiş fiyat. Dolandırıcılık. Haraç. İrtikap. Haraca kesme. Zorla alınan şey. Para sızdırma.
Blackmail synonyms : black mail, bleed somebody, racketeers, duress, shakedown, clean out, squeeze, squeezes, squeeze money out of, bleeds, blackmailing, extort, chantage, duresses, racket, chantages, blackmailed, racketeering, gouges, shake down, blackmails, tap.
Blackmail ingilizce tanımı, definition of Blackmail
Blackmail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to blackmail a merchant by threatening to expose an alleged fraud. A certain rate of money, corn, cattle, or other thing, anciently paid, in the north of England and south of Scotland, to certain men who were allied to robbers, or moss troopers, to be by them protected from pillage. To extort money from by exciting fears of injury other than bodily harm, as injury to reputation, distress of mind, etc.

Bu kısımda Blackmail kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blackmail ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blackmail anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blackmail ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.