Haraç nedir, Haraç ne demek
Haraç; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para.
- Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi.
- Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi

Yerel Türkçe anlamı:
Hiç yoktan, boşu boşuna: Bu iş haraçtan oldu.
Aşısız keçiboynuzu.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir yerden, bir kimseden zor kullanarak alınan para.
Osmanlı İmparatorluğunda müslüman olmayan kişilerin elinde bırakılan araziden ve elde edilen üründen alınan vergi. zıt anlamlısı cizye
Tarih'teki anlamı:
Osmanlılarda genel olarak, toprak sahibi olan bireylerden devletçe alınan vergi.
Osmanlılarda Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü bulundukları kafa ve toprak vergisi.
İngilizce'de Haraç ne demek? Haraç ingilizcesi nedir?:
tribute
Haraç hakkında bilgiler
Haraç, Osmanlı Devleti'nde daha ziyade gayr-i Müslim halkı ilgilendiren vergilerden biridir.
İslâm vergi hukukunda olduğu gibi Osmanlılarda da Haraç iki kısma ayrılmaktadır. Bunlar Haraç-i Muvazzaf(yüzölçümüne göre) ve Haraç-i Mukasem(toprağın verimine göre) adını taşımaktadırlar. Haraç'ın bu iki kısmı da ser'î vergilerden olduğu için gerek ilk tarhı, gerekse ilk tahsili ile ilgili bir başlangıç tespit etmek mümkün değildir. Bununla beraber 17 Mayıs 1456 tarihli bir fermanda belirtildiğine göre Fatih Sultan Mehmet, babası II. Murat'ın Konstantin'de derbent bekleyen yirmi kadar kefereyi haraçtan muaf saydığı, kendisinin de buna aynen uyduğu görülmektedir. Bu belge, haraç uygulamasının kuruluş döneminde mevcut olduğunu göstermektedir.
Haraç-i Muvazzaf, arazi üzerine maktu bir şekilde konmuş bulunan akçe olup zaman ve mıntıkalara göre farklı isimler alıyordu. Bunların bir kısmı adeta toprağın ücreti olarak alınmaktaydı. Bu gruba girenlerden bir kısmı şöyle isimlendirmek mümkün olacaktır: Resm-i Çift, Resm-i Zemin, Resm-i Asiyâb, Resm-i Tapu, Bir kısmı da bir çeşit şahsî vergilere girmekteydi ki bunlar da: Resm-i Arûs, Resm-i Mücerred, Ispenç ve Dühan gibi isimler aliyordu. Biraz aşağıda görüleceği gibi Harac-ı Mukasem, Osmanlılar döneminde "öşür" kelimesi ile ifade ediliyordu.Öşür ile haraç arasında bir bağlantı bulunmaktadır.
Haraç ile ilgili Cümleler
- Evi haraç mezat satıp gittiler.
- Ali haraç vermeyi reddetti.
Haraç anlamı, tanımı:
Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Haraç mezat satmak : Açık artırma ile satmak.
Haraç yemek : Başkasının sırtından geçinmek.
Haraca bağlamak : Bir kimseyi veya bir yeri belli zamanlarda kendisine belli miktarda para vermeye zorlamak.
Haraca kesmek : Zorbalıkla para koparmak veya çıkar sağlamak.
Haraççı : Haraç toplamakla görevli olan kimse. Haraç alan kimse.
Haraççılık : Haraççının yaptığı iş. Haraççı olma durumu.
Haraçlı : Haraca bağlanmış, vergi ödeyen.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Zorbalık : Zorbaca davranışta bulunma, müstebitlik.
Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.
Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse. Doğru, haktan ayrılmaz kimse.
Ödemek : Bir işin, bir görevin karşılığını vermek. Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak.
Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Ziyade : Çok, daha çok, daha fazla.
Haraç arazisi : Osmanlı İmparatorluğunda fethedilen yerlerde müslüman olmayan sahiplerine bırakılan arazi.
Haraç yemek : başkasının sırtından geçinmek.
Diğer dillerde Haraç anlamı nedir?
İngilizce'de Haraç ne demek? : n. tribute, tax, exaction, racket, extortion, pad, protection
Fransızca'da Haraç : tribut [le]
Almanca'da Haraç : Tribut
Rusça'da Haraç : n. дань (F), поборы (PL)

Bu kısımda Haraç nedir? Haraç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Haraç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Haraç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.