Blanketed türkçesi Blanketed nedir

  • Kaplanmış.
  • Örtbas etmek.
  • Susturmak.
  • Engel olmak.
  • Battaniye ile örtmek.
  • Üzerine battaniye örtülmüş.
  • Üzeri örtülmüş.
  • Kapsamak.
  • Battaniyeye sarmak.
  • Örtmek.
  • Battaniye ile zıplatmak.

Blanketed ile ilgili cümleler

English: A thick fog blanketed the city.
Turkish: Kenti yoğun bir sis kapladı.

English: The city was blanketed with snow.
Turkish: Şehir karla kaplandı.

Blanketed ingilizcede ne demek, Blanketed nerede nasıl kullanılır?

Blanket bath : Yatalak bir kimseyi baştan aşağı temizleme.

Blanket copyright : Yapıt hakkının, yasalarda belirtilen haklardan bir çoğunu kapsamına alması, bu koşullarla anlaşma yapılması. Çok yanlı hak.

Blanket insurance : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür işlem ve malı kapsamına alan güvence. Her alanı ve konuyu kapsayan sigorta. Her tür malı kapsayan sigorta. Genel güvence. Genel sigorta.

Blanket insurange : Genel sigorta.

Blanket mortgage : Umumi ipotek. Borçlunun, borcun bir bölümünü ödemesi durumunda, bunun karşılığında taşınmazın bölümlerinden birinin tutu altından çıkarılmasına olanak veren geniş kapsamlı bir tutu türü. Birden fazla taşınmazı kapsayan ipotek. Genel ipotek. Örtülü tutu.

Clay blanket : Kil blanket. Kil örtü.

Blanket roll : Battaniye dürümü.

Blanket or locked suture : Kilitli dikiş. İlk düğüm konulduktan sonra ipliğin kesilmeden iplik ucunun her defasında yara dudaklarını saran bir önceki iplik halkasının içinden geçirilerek gerilmesi ve işlemin yara sonuna kadar sürdürülüp son bir düğüm konulmasıyla uygulanan dikiş.

 

Electric blanket : Elektrikli battaniye. Çıngılı battaniye.

Blanket net : Çökertme ağları. İstihsal alanlarında suyun dibine veya içine çökertilmek suretiyle kullanılan su ürünleri istihsal vasıtası.

İngilizce Blanketed Türkçe anlamı, Blanketed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blanketed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apply to : Pratik veya özel kullanım için uygulamak (örneğin, bilgi, yasalar, düzenlemeler). Aşağıdakilere uygula. -e hitap etmek. Bahsetmek. Uygulanacağı yer. -i içermek. Başvurmak. Geçerli olmak. Müracaat etmek.

Bury : Defin yapmak. Cenazeyi kaldırmak. Toprağa vermek. Daldırmak. Gömmek. Saklamak. Defnetmek. Defin etmek. Cenaze kaldırmak.

Confutes : Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Yalanlamak. Aksini ispat etmek. Çürütmek.

Clads : Örtülü. Korunmuş. Giyinmiş. Koruyucu bir tabakayla örtmek. Bürünmüş. Kılıflanmış. Yastık. Kaplı. Sarılmış.

Overgrown : Çok büyümüş. Azman. Yaşına göre fazla büyümüş. Otlarla sarılmış. Orman gibi.

Enveloped : Kuşatık. Sarılmış. Paketlenmiş. Kapatılmış. Sarma. Sarılı. Kapalı.

Caps : Kapatmak. Kep takmak (simge). Daha iyisini yapmak. Toz lastiği. Büyh. Geçmek. İlkharfbüyük. Bh. Bykh.

 

Plated : Kaplama. Metal kaplanmış. Metal ile kaplanmış. Galvanizlenmiş. Zırhlı. Kaplı. Kaplamalı.

Cloaking : Gizleme sistemi. Saklamak. Gizlemek.

Comprises : İhtiva etmek. Bünyesinde bulundurmak. İçermek. İhata etmek. Oluşmak. İçine almak. -den oluşmak. Tazammum etmek.

Blanketed synonyms : carpet, canopies, conceals, debar, canopy, embosomed, comprehended, conceal, cover up, baffle, lined, be in the way, comprehending, buries, compassing, cramp, bottle, compassed, blankets, baffles, blanket, cumber, canopying, comprehends, dissemble, compounding, add to, confuted, gag, comprising, covered up, bespread, bespreading.

Blanketed zıt anlamlı kelimeler, Blanketed kelime anlamı

Bare : Açığa vurmak. Tamtakır. Boş. Soymak. Açığa çıkartmak. Çıkarmak. Açılmak. Açık. Gözle görülür hale getirmek. Açmak.