Blase türkçesi Blase nedir

  • Her şeyden bıkmış.
  • Bezgin.
  • Herşeyden bıkmış.
  • Bir şeye karşı ilgisiz veya duyarsız (genellikle o şeyi geçmişte çok defa tecrübe etmiş olmaktan kaynaklı).
  • Çok defalar yaptığı için artık zevk veya tat almayan.
  • Hiçbir şeyden zevk almayan.
  • Bıkkın.
  • Usanmış.
  • Herşeyden usanmış.

Blase ingilizcede ne demek, Blase nerede nasıl kullanılır?

Blaspheme : Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak. Küfretmek (dine). Dine küfretmek. Küfretmek. Sövmek. Allah hakkında kötü konuşmak. Kutsal şeylere saygısızlık.

Blaspheme against : Sövüp saymak. Küfretmek.

Blasphemed : Dine küfretmek. Sövmek. Küfretmek (dine). Saygısızlıkta bulunmak. Küfretmek. Kutsal şeylere saygısızlık. Allah hakkında kötü konuşmak. Dinsel konularda saygısızca konuşmak.

Blasphemer : Kafir.

Blasphemers : Kafir.

Blasphemies : Kutsal şeylere küfür. Dine küfür etme. Allah hakkında kötü konuşma. Allah'a küfür etme. Kutsal şeylere sövme. Dine küfretme. Küfür. Tanrıya ve kutsal şeylere sövme.

Blast furnace cement : Yüksek fırın dışık çimentosu. Yüksek fırın çimentosu.

Blasphemes : Küfretmek. Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Küfretmek (dine). Kutsal şeylere saygısızlık. Dine küfretmek. Sövmek.

 

Blast furnace : Yüksek fırın. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Demir cevherlerinin yüksek sıcaklıkta kok ile indirgenerek ham demirin üretildiği fırın. Maden eritme ocağı.

Blasphemously : Saygısızca. Riayetsizce. Saygısız bir şekilde. Günahkar bir şekilde. Kutsal şeylere saygısızlık ederek.

İngilizce Blase Türkçe anlamı, Blase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jaded : Bitkin. Yavan. Tatsız tuzsuz. Zevksiz. Çok yorgun. Yorulmuş. İsteksiz. Yorgun.

Sick : İğrenç. Hasta. Kusmak. Dengesiz (kimse). Midesi bulanmış. Özlemiş. Dağınık. Bulanmış. Mide bulandırıcı. Hasret.

Fordo : Yok etmek. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Öldürmek. Yıkmak. Başından atmak. Bozmak. Sökmek. Irzına geçmek. Mahvetmek.

Fed up : Melül. Sıkkın. Yorgun.

Sicker : Rahatsız. Yakalatmak. Dağınık. Keyifsiz. Soluk. Mide bulandırıcı. Hasret. Dengesiz (kimse). Hasta. İstifra etmek.

Bored : Delik. Bunalmış. Delinmiş. (canı) sıkılmış. Sıkkın. Sıkılmış. Canı sıkılmış.

Weary : Usandırıcı. Bıkmak. Yorucu. Bıkmış. Bitap. Bunaltmak. Bezmiş. Çok yorulmak.

Heartsick : Üzgün. Kederli. Çok kederli. Acılı. Yüreği yanık. Bağrı yanık.

Down and out : Yıkılmış. Çökmüş. Serseri. Nakavt. Sefil. Parasız pulsuz. Yoksul. Hayatta yenilgiye uğramış. Perişan.

Lowering : Tezellül. Alçalma. İndirme. Eksiltme. Azaltma. Somurtkan. Alçaltma. Vücut bölümlerini kaldırıldıkları yerden kendi ağırlıklarıyla doğal duruma getirme.

Blase synonyms : clapped out, forspent, exhausted, exasperated, tired of life, weary of, lackadaisical, browned off, discouraged, unconcerned, sick of, has a belly full, sophisticated, fatigued, harried, sickest, worldly, haggards, disgusted, fed, haggard, brassed off, fordid, gutted.

 

Blase zıt anlamlı kelimeler, Blase kelime anlamı

Concerned : Alakadar. Meşgul. Endişeli. Alakalı. İlgilenen. İlgili. İlişkili. Kaygılı.

Naive : Sade. Toy. Saf. Naif (resim). Naif. Denenmemiş. Bön. Çaylak.