Weary türkçesi Weary nedir

  • Çok yorulmak.
  • Usanmak.
  • Yorulmak.
  • Bıkkınlık vermek.
  • Bıkkın.
  • Yorgunluk gösteren.
  • Bıkmak.
  • Bitap.
  • Bezmek.
  • Yorucu.
  • Usanmış.
  • Bıkmış.
  • Bunaltmak.
  • Yorgun.
  • Usandırıcı.
  • Bezmiş.
  • Usandırmak.
  • Bıktırıcı.
  • Bitkin.

Weary ile ilgili cümleler

English: They are weary of their tedious work.
Turkish: Onlar can sıkıcı işlerinden dolayı bitkindiler.

English: Ali looks weary.
Turkish: Ali yorgun görünüyor.

English: She was weary with age.
Turkish: O, yaştan dolayı yorgun düşmüştü.

Weary ingilizcede ne demek, Weary nerede nasıl kullanılır?

Weary of : (bir şeyden) yorulmak veya bezmek. Bıkmış. Bezgin. Usanmış.

Weary of life : Hayat yorgunu. Yaşam yorgunu. Bezgin.

Weary to death : Ölümüne yorgun. Yorgunluktan canı çıkmış. Aşırı derecede yorgun.

Be weary of : Usanmak.

War weary : Savaş mağduru. Savaş yorgunu.

Unwearying : Yorulmak bilmez. Bıkmaz.

Wear a long face : Yüzünde kaygı belirtisi olmak. Suratı asık olmak. Endişeli görünmek. Yüzü asık olmak. Surat asmak.

Wear a seat belt : Emniyet kemeri bağlamak.

Wear a mask : Kostüm giymek. Kendini gizlemek. Maske takmak. Gizlenmek.

Wearyingly : Sinirlendirici bir şekilde. Yorucu bir şekilde. Üzücü bir şekilde. Kızdırıcı bir şekilde. Bıktırıcı bir şekilde. Usandırıcı bir şekilde.

İngilizce Weary Türkçe anlamı, Weary eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Weary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bushed : Rakorlu. Turşu gibi. Şaşırmış. Çok yorgun.

Cloy : İğrendirmek. Bıktırmak. Kabak tadı vermek. İçini bayıltmak. Gına getirmek. Tiksindirmek.

Sickest : Kusmak üzere. Soluk. Rahatsız. Hasret. Dengesiz (kimse). Keyifsiz. Midesi bulanmış. Yakalatmak. Hasta.

Gruelings : Eziyetli. Meşakkat. Yorucu şey. Ağır iş. Zorlu. Ağır ceza. Zahmet. İşkence. Zorluk.

Binds : Sargılamak. Engel olmak. Tutmak. Bağlamak. Ciltlemek. Tutturmak. Donmak (beton). Sarmak.

Fags : Didinmek. Bitmek. Yormak. Canını çıkarmak. Canı çıkmak.

Frazzle : Eskimek. Bitkinlik. Yıpranma. Yormak. Yorulma. Yıpratmak. Bitkin düşme. Yıpranmak.

Be sick : İstifra etmek. Hasta olmak. Bıkkınlık gelmek. Kusmak. Kusarak çıkarmak.

Wash up : Yıkanmak. Bulaşık yıkamak. Yıkayıp temizlemek. Elini yüzünü yıkamak. Her tarafını yıkamak. Bulaşıkları yıkamak. Bulaşık yıkama.

Weary synonyms : overweary, wear upon, be sickened with, brownest, weariest, bore, disgusted, tiring out, palled, worn, killing, getting tired, feel tired, wearied, fed, disgusting, bind, dog tired, tired of, satiate, backbreaking, weariful, stodgier, fatigued, burden with, fed up with, exhausts, exhaustive, sick of, get tired of, exhaust, irking, wearies.

Weary zıt anlamlı kelimeler, Weary kelime anlamı

Rested : Dinlenmiş.

Refresh : Açılmak. Güçlendirmek. Mutlandırmak. Yenilemek. Serinletmek. Dinlendirmek. Tazelenmek. Canlandırmak. Ferahlatmak. Ferahlamak.

Weary ingilizce tanımı, definition of Weary

Weary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To become exhausted or impatient. Having the strength exhausted by toil or exertion. To fatigue. Fatigued. To tire. To grow tired. To reduce or exhaust the physical strength or endurance of. As, to weary of an undertaking. Worn out in respect to strength, endurance, etc. Tired. As, to weary one`s self with labor or traveling.