Blockbuster türkçesi Blockbuster nedir

  • Dünya çapında 1 milyar dolardan fazla satan ilaçlar için kullanılan terimdir.
  • Ses getiren liste başı şarkı veya parça.
  • Uçak bombası.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Büyük uçak bombası.
  • Çok etkili şey.
  • Gişe bombası.
  • Üstünyapım.
  • Gişe rekorları kıran.
  • Dağdeviren.
  • Hasılat rekorları kıran.
  • Çok etkileyici kimse veya şey.
  • Çok büyük giderlerle çevrilen, kalabalık oyunculu, göz kamaştırıcı bezem ve giysili, gürültülü tanıtılarla piyasaya sürülen, fakat çoğunlukla sanat yönünden büyük bir değer taşımayan film.
  • Büyük başarı.
  • Satış rekorları kıran.

Blockbuster ingilizcede ne demek, Blockbuster nerede nasıl kullanılır?

Blockbusters : Dağdeviren. Ses getiren liste başı şarkı veya parça. Büyük başarı. Çok etkileyici kimse veya şey. Gişe bombası. Gişe rekorları kıran. Dünya çapında 1 milyar dolardan fazla satan ilaçlar için kullanılan terimdir. Hasılat rekorları kıran. Çok etkili şey. Satış rekorları kıran.

Blockbusting : Azınlıkların bölgeye taşınacakları ve emlak fiyatlarını düşüreceği ırkçı söylentilerini yayma yoluna başvurarak ev sahiplerini mülklerini düşük fiyata satmaya ikna etme. Değeri düşeceği korkusu yaratarak ucuza kapatma.

İngilizce Blockbuster Türkçe anlamı, Blockbuster eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Blockbuster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bang : Çarpma sesi. Çarpmak. Gürültü yapmak. Küt diye çarpmak. Vurmak. Şiddetle çarpmak. Yatmak. Sevişmek. Güm diye çarpmak. Küt diye çarpmak (argo terim).

Winner : Ganyan. Güney dakota eyaletinde şehir. Galip. Birinci gelen. Birinci. Kazanan.

Smash hit : Liste başı şarkı. Çok tutulan oyun. Hit parça veya şarkı.

Strike : İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları. İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. Petrol bulma. Vurmak. Çarpmak. Grev. Vuruş. Çakmak (kibriti). Hava saldırısı. Vurgun.

Best selling : En çok satan.

Box office : Bilet satış yeri. Sinema gişesi. Tiyatro biletinin satıldığı yer. Gişe (sinema). Sinema biletlerinin satıldığı yer. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bilet gişesi. Gişe hasılatı. Bilet gişesi (sinema veya tiyatro).

Smash : Paramparça olmak. Mahvetmek. Çakılmak. Hurdahaş etmek. Parçalamak. Çok havadan gelen bir topun baş üzerinden büyük bir güçle vurularak karşıya gönderilmesi. Parçalanmak. Mahvolmak. Sert vurmak.

Hit : Üzmek. Sarsmak. İsabet etmek. Koyulmak. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Yaralamak. Varmak. Ulaşmak. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi.

 

Blinder : Işıldağın önünde, menteşeli ya da sürgülü kepenk takı; bununla ya ışın demetinin bir bölümü yok edilir ya da sahnedeki nesneye göre ışın demetine biçim verilir. Alem. Yarışta üstün performans. Işıldak kepengi. Görüşü engelleyici. Görüşü engelleyen şey. At gözlüğü.

Blockbuster synonyms : megahit, gp bomb, general purpose bomb, blockbusters, big league, winners, smasher, enormous success.