Blubbering türkçesi Blubbering nedir

Blubbering ingilizcede ne demek, Blubbering nerede nasıl kullanılır?

Blubberingly : Hüngür hüngür ağlayarak. Gürültülü bir şekilde ağlayarak. Ağlayarak. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak.

Sea blubber : Denizanası (gayrı resmi).

Blubber : Hüngürdemek. Zırıldamak. Hüngür hüngür ağlamak. Bağıra bağıra ağlamak. Ağlama. Zırlama. Şişkin. Zırıltı. Zırlamak. Balina türü balıkların yağı.

Blubbered : Şişkin. Zırlamak. Ağlama. Balık yağı. Hüngürdemek. Zırıltı. Zırlama. Ağlarken bozuk biçimli olan. Zırıldamak. Hüngür hüngür ağlamak.

Blubberer : Çok ağlayan kimse. Aşırı şekilde ağlayan. Ağlayan bebek.

Blubberers : Ağlayan bebek. Çok ağlayan kimse. Aşırı şekilde ağlayan.

Blubbers : Zırlama. Zırlamak. Zırıltı. Ağlama. Zırıldamak. Bağıra bağıra ağlamak. Şişkin. Hüngür hüngür ağlamak. Hüngürdemek. Balık yağı.

Blubbery : Şişik. Şişkin. Şişman. Kabarık.

İngilizce Blubbering Türkçe anlamı, Blubbering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blubbering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mouth : Dırdır etmek. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Dudak bükmek. Söylemek. Geme alıştırmak. Giriş yeri. Kavşak. Kesici aletlerin keskin yanı. Boğaz. Ağız.

 

Bagging : Çuvallama. Ambalajlık. Çantaya koyarak. Çantaya koyma. Ambalajlık bez. Sarkık. Kapsayan. Kabarık. Çuval bezi.

Lament : Matem tutmak. Ağlayıp sızlamak. İnleme. Ağıt. Dövünmek. Yasını tutma. Ağıt yakmak. Acı çekmek. İnlemek.

Complaining : Sızlanan. Şikayet etme. Söylenme. Sızlanma. Şikayet eden. Nağme.

Ponderous : Büyük ve ağır. Hantal. Cansıkıcı. Ağır.

Puling : Ağlamak. Ağlayan. Çocuk gibi ağlamak. Mızırdanmak. Zayıf.

Bawls : Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bas bas bağırmak. Bağırmak. Haykırmak. Haşlamak.

Heavy : Başrol oyuncusu. Yoğun (trafik). Şiddetle. Ağırlıklı. Ağır çekmek. Fedai. Beceriksiz. Ağır. Kötü adam rolü. Sıkıcı.

Deploration : Ağıt yakma. Yas tutma. Dövünme.

Mournings : Kederlenme. Yas. Yas süresi. Yas giysisi. Matemli. Ağıt. Matem. Yas tutma.

Blubbering synonyms : heavy footed, lamentation, clapping, blub, mourning, baggier, wailing, whirs, cod liver oil, bulging, cry sobbingly, baggings, whirr, cryings, bulgy, boohoos, whining, whirrs, baggiest, blubbered, blusterous, crying, pules, bawl, boohoo, stormy, puled, sobing, blare, whirred, cry, bawled, pule.

Blubbering zıt anlamlı kelimeler, Blubbering kelime anlamı

Light footed : Zarif. Ayağına çabuk. Ayağı çabuk. Çabuk. Hızlı. Çevik.

Calm : Huzurlu. Gürültüsüz. Teskin etmek. Soğuk. Soğukkanlı. Sakinleşmek (deniz). Dinmek (fırtına). Ağırbaşlı. Sakinlik. Durgun.

Blubbering ingilizce tanımı, definition of Blubbering

Blubbering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of weeping noisily.