Blur türkçesi Blur nedir

  • Lekelenmek.
  • Bulanıklaşmak.
  • Karaltı.
  • Lekelemek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Net görülmesini zorlaştırmak.
  • Bulanmak.
  • Net görülmeyen şey.
  • Flu yapmak.
  • Bulanıklık.
  • Bulandırmak.
  • Hayal meyal.
  • Bulanıklaştırmak.
  • Bulaştırmak.
  • Bulanık.

Blur ile ilgili cümleler

English: Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Turkish: Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.

Blur ingilizcede ne demek, Blur nerede nasıl kullanılır?

Blur circle : Seçikliği tam olmayan bir görüntüdeki bulanıklık derecesini gösteren teker. (tam seçik bir görüntü, konudaki noktayı nokta olarak verir; fakat bu seçiklikten uzaklaşıldıkça, konudaki noktalar, çapı ufak ya da büyük tekerler olarak aktarılır. bu tekerlerin çapı, görüntünün seçiklik ölçüsünü verir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanıklık tekeri.

Blur pan : Bir çekimin sonunda ve bunu izleyen çekimin başında alıcının çok hızlı çevrinmesiyle görüntülerin birbirine geçmiş biçime girmesi, bulanıklaşması, seçilmez oluşundan yararlanarak gerçekleştirilen noktalama. Yıldırım geçişi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pan blur : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir çekimin sonunda ve bunu izleyen çekimin başında alıcının çok hızlı çevrinmesiyle görüntülerin birbirine geçmiş biçime girmesi, bulanıklaşması, seçilmez oluşundan yararlanarak gerçekleştirilen noktalama. Yıldırım geçişi.

 

Blurb : Kitap kabındaki tanıtıcı yazı. (kitap kapağındaki) tanıtıcı yazı. Kitap kapağındaki övgü yazısı. Kitap tanıtım yazısı. Tanıtıcı yazı.

Blurbs : Tanıtıcı yazı. Kitap kabındaki tanıtıcı yazı. Kitap tanıtım yazısı. (kitap kapağındaki) tanıtıcı yazı. Kitap kapağındaki övgü yazısı.

Blurrily : Bulanık bir şekilde.

Blurred : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flu. Bulandırılmış (görüntü vb). Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Donuk. Bulanık.

Blurrier : Bulanık.

Blurriest : Bulanık.

Blurriness : Bulanıklık. Flu olma durumu. Ayırt edilemezlik. Açık olmamam durumu. Donukluk.

İngilizce Blur Türkçe anlamı, Blur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get messed up : Mahvolmak. Kirlenmek.

Dimmest : Sönük. Anlayışsız. En kalın kafalı olanı. En bulanık olanı. Donuk. Kalın kafalı.

Blot : Kurutma kağıdı ile kurutmak. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Mürekkep lekesi yapmak. Kirletmek. Kirlenmek. Karartmak. Karalamak. Leke.

Covered up : Örtülü. Örtülmüş. Gizlemek. Bir şeyi tamamen örtmek. Saklamak. Kılık değiştirmek. Örtbas etmek. Gizli tutmak. Örtmek.

Feculence : Posa. Pislik. Tortu. Çamur.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Blotching : Leke. Kızarıklık. Kara leke. Fiske. Mürekkep lekesi. Deridedeki kırmızı nokta. Ayıp. Deride oluşan leke.

 

Dreamy : Harika. Müphem. Nefis. Rüya gibi. Hayalperest. Düş dünyasında yaşayan. Belirsiz. Hayalci. Mükemmel. Rüya dolu.

Ac adapter : Aa bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı.

Muddier : Çamurlu. Çepelli. Karışık. Anlaşılması zor. Çepellemek. Pis. Çamura bulamak. Çamurlamak.

Blur synonyms : internal representation, mental representation, dimness, as in a dream, haze, silhouetted, asperse, abnormal end, muddiest, silhouette, bespreading, bespread, bastardise, blurredness, dreaming, abort, abort sequence, darkest, clart, absolute device, cloudiness, besmearing, fuzzier, silhouetting, film over, be stained, access control entry, blots, covering up, get muddy, indistinct, dreamier, drabble.

Blur zıt anlamlı kelimeler, Blur kelime anlamı

Focus : Odaklanmak. Odak ayarı yapmak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). Odak noktası. Merkez çekit. Merkez. Depremin yer içinde başladığı nokta. Odak. Bir noktada toplamak.

Strengthen : Berkitmek. Yaşam bulmak. Sağlamlaştırmak. Güç kazanmak. Kuvvetlendirmek. Tahkim etmek. Kuvvet vermek. Desteklemek. Güçlenmek. Güçlendirmek.

Blur ingilizce tanımı, definition of Blur

Blur kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To blur the impression of a woodcut by an excess of ink. A blot, as upon paper or other substance. To render obscure by making the form or outline of confused and uncertain, as by soiling. As, to blur manuscript by handling it while damp. To make indistinct and confused. A stain. That which obscures without effacing. To smear.