Dimmest türkçesi Dimmest nedir

Dimmest ingilizcede ne demek, Dimmest nerede nasıl kullanılır?

Dimmed : Karartılmış. Mat. Kararmış. Cilasız. Donuk. Daha az temiz hale getirilmiş. Kısık. Soluk. Koyulaşmış.

Dimmed command : Soluk komut.

Dimmed eyes : Mat gözler. Donuk gözler. Donuk bakış.

Dimmed icon : Soluk simge.

Dimmed light : Karanlık ışık. Zayıf ışık. Donuk ışık. Kısık ışık.

Electronic dimmer : Bilgisayar yoluyla sahne ışıklarının saptandığı, gerçekleştirildiği ve denetlendiği elektronik karartıcı aygıt. bu tür karartıcıların kuşaklı ve delikli kartlı olanları vardır. Bilgisayarlı karartıcı.

Pre set dimmerboard : Sahnede bir ışık durumu varken, daha sonraki sahnenin ışık durumunun önceden hazırlanabildiği karartıcı türü. Önceden saptamalı karartıcı.

Dimmer switch : Selektör. Karartma ayarlı anahtar. Karartma düğmesi. Işığı kısan komütatör.

Auto wound ac transformer dimmer : Özdönüştürücü karartıcı. Yalnızca dalgalı akımda en çok kullanılan ve sevilen karartıcıdır. bu karartıcı insan gözüne uygun biçimde derecelendirilmiş olarak ışıtaca giden voltajı istendiği gibi azaltıp çoğaltabilir. bunların «autrastat», «powerstat», «variac» ve «radiastat» türleri vardır.

 

Master dimmer wheel : Karartıcı ana kolu. Bir karartıcıdaki tüm kanalları denetleyen, ışıkları tümden parlatabilen ya da karartabilen kol ya da tekerlek.

İngilizce Dimmest Türkçe anlamı, Dimmest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dimmest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feculent : Fekülent. Çamurlu. Tortulu.

Obtuse : Salak. Küt. Kesmez. Geniş. Kör. Duygusuz. Boğuk (ses). (açı) geniş.

Densest : En kalın olanı. Koyu. Sıkışık. Yoğun. Sık. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Kalın. En yoğun olanı. En koyu olanı.

Cold : Soğukkanlı. Soğukalgınlığı. Sakin. Duygusuz. Soğuk hava. Bürudet. Yapmacık. Nezle. Soğukluk.

Cloudiest : Muğlak. Damarlı (ağaç). Dumanlı. Bulutlu. Gölgeli. Kapalı. Töhmet altında. Belirsiz. Açık olmayan.

Dozy : Geri zekalı. Aptal. Mankafa. Uykulu. Uyuşturucu. Aval. Sersem. Mankafalı. Gerzek.

Deadest : Çıkmaz. Acımasız. Çok. Cansız. Kullanılmayan. Ölü. Unutulmuş. Sönmüş. Tam. Keskin.

Bleared : Yaşartmak (göz). Göz vb sulandırmak. Karartmak. Çapaklı. Kamaştırmak. Uykulu. Sulandırmak (göz).

Extinguished : Sönmüş. Söndürülmüş (yangın vb).

Boneheaded : Salak kimse. Dangalak. Denyo. Kemik kafalı. Mankafa.

Dimmest synonyms : grok, consume, savvy, chucklehead, take in, blockhead, blurred, bohunk, comprehend, blurrier, predigest, get the picture, colorless, inanimate, dims, beefhead, have, blear, grasp, dim sighted, anemic, cloudy, dismal, blears, bonehead, dead, dingy, clouded, blunts, dismals, purblind, blockish, extinct.

Dimmest zıt anlamlı kelimeler, Dimmest kelime anlamı

 

Abstain : Çekinmek. Sakınmak. Çekimser kalmak. İçkiden uzak durmak. Uzak durmak. Geri durmak. Oy vermemek. Çekimser olmak. Kaçınmak. İçki içmemek.

Invest : Yatırmak. Para yatırmak. Kuşatmak. Giydirmek. Birini makamına oturtmak. Sarmak. Yetki vermek. Donatmak. Bağlamak. Birine yetki vermek.

Enthrone : Tahta çıkarmak. Tahta geçirmek. Taç giydirmek. Başına taç etmek. Tahta çıkartmak. Göklere çıkarmak.