Extinguished türkçesi Extinguished nedir

  • Söndürülmüş (yangın vb).
  • Sönük.
  • Sönmüş.

Extinguished ile ilgili cümleler

English: He extinguished the fire.
Turkish: O, yangını söndürdü.

English: Have you extinguished fire with sand?
Turkish: Yangını kumla söndürdün mü?

English: The fire was soon extinguished.
Turkish: Yangın kısa sürede söndürüldü.

English: The fire was extinguished at once.
Turkish: Yangın derhal söndürüldü.

English: The firemen quickly extinguished the blaze.
Turkish: İtfaiyeciler yangını hemen söndürdüler.

Extinguished ingilizcede ne demek, Extinguished nerede nasıl kullanılır?

Be extinguished : Sönmek.

Unextinguished : Tatmin edilmemiş. Sönmemiş. Tükenmemiş.

Extinguisher : Şamdan külahı. Yangın söndürme aygıtı. Yangın söndürme aleti. Yangın söndürücü. Kül tablası. Yangın söndürme cihazı. Söndürücü. Küçük yangın söndürücü.

Extinguishers : Yangın söndürücü. Şamdan külahı. Kül tablası.

Extinguishes : Baskın çıkmak. Ortadan kaldırmak. Yıkmak. Söndürmek. Tüketmek. Bastırmak. Yok etmek. Ödeyerek bitirmek.

Fire extinguisher : Yangın söndürme aleti. Yangın söndürme aygıtı. Yangın tüpü. Yangın söndürme cihazı. Yangın söndürücü. Yanan özdeklerin havayla ilgisini keserek yangınları söndürmeye yarayan araç. Yangin söndürücüsü.

 

Extinguish : Bitirmek. Yok etmek. Tüketmek. Ödeyerek bitirmek. Bastırmak. Söndürmek. Ortadan kaldırmak. Ateş söndürmek. Lağvetmek. Baskın çıkmak.

Fire extinguishing : Yangın söndürme.

Foam extinguisher : Köpüklü söndürücü. Yangın söndürücü (köpüklü). Köpüklü yangın söndürücü.

Extinguish a fire : Bir yangını söndürmek. Yangını söndürmek. Ateşi söndürmek.

İngilizce Extinguished Türkçe anlamı, Extinguished eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extinguished ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faint : Bitkin düşmek. Güçsüzleşmek. Güçsüz. Çok küçük. Cesaretsiz. İçi geçmek. Soluk. Zayıf.

Extinct : Varisi olmayan. Soyu tükenmiş. Doğada tükenmiş. Bitmiş. Tükenmiş. Sona ermiş. Yok olmuş. Nesli tükenmiş. Soyu kurumuş.

Inanimate : Sıkıcı. Dirimsiz. Donuk. Ruhsuz. Cansız. İnanimat. Ölü.

Deadest : Kullanılmayan. Ölü. Çıkmaz. Acımasız. Keskin. Tam. En solgun. Donuk. Cansız.

Anaemic : Anemik. Kansız. Anemili. Mecalsiz. Güçsüz. Cansız. Beti benzi atmış. Solgun. Durgun.

Destroyed : Yıkılmış. Kendinden geçmiş. Tahrip edilmiş. İmha edilmiş. Harap olmuş. Telef olmuş. Berbat. Mahvolmuş. Tarafından yıkıldı. Kafası kıyak.

Deflated : Kederli. İnik. Havası boşaltılmış. Hüzünlü. Azaltılmış. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek. Düşürmek. Söndürmek.

Put out : Rahatsızlık vermek. Öçürmek. Söndürmek. Kapamak (ışığı). Bir uzvun yerinden çıkması. Darıltmak. Üzmek. Rahatsız etmek. Şaşırtmak. İtfa etmek.

Deader : Daha solgun. Çok. Unutulmuş. Keskin. Ölmüş. Cansız. Çıkmaz. Donuk. Bozuk.

 

Dead : Işığı hızla söndürme eylemi. Acımasız. Işığı öldürmek. Unutulmuş. Çok. Gerilimsiz. Ölü zaman. Ölü.

Extinguished synonyms : anemic, dimmest, dismals, dim, calcined, deads, dismal, dims, extincts, dingy.

Extinguished zıt anlamlı kelimeler, Extinguished kelime anlamı

Preserved : Konserve yapmak. Masun. Korumak. Muhafaza etmek. Korunan. Korunmuş.