Boğaz kelebek hastalığı nedir, Boğaz kelebek hastalığı ne demek

Teknik terim anlamı:

Büyük karaciğer kelebeğinin gırtlağa ya da arka ağız boşluğuna yerleşmesinden ileri gelen hastalık.

Boğaz kelebek hastalığı anlamı, kısaca tanımı

Hastalı : Hastalıklı

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Kelebek hastalığı : Yaprağımsı emicikurtlardan ileri gelen asalaksal hastalıkların ortak adı. (Hastalık, solucanların yerleştiği yere göre adlandırılır; karaciğer kelebek hastalığı, akciğer kelebek hastalığı, bağırsak kelebek hastalığı gibi.).

Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Kele : Boğa, tosun.

Kelebek : Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

Büyük karaciğer kelebeği : Koyun, keçi ve sığırların, çok seyrek olarak başka memelilerin, bu arada insanların karaciğer safra yollarına yerleşen emici kurt. [Bakınız: karaciğer kelebeği].

Karaciğer kelebeği : Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (Trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (Distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. (Distomum) İlkel-kurtlardan yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir cins. Bunun büyük karaciğer kelebeği (D. hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D. lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşar. İki ara konağı gerektiren gelişmeleri oldukça karışık ve uzundur.

İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

 

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Diğer dillerde Boğaz kelebek hastalığı anlamı nedir?

Osmanlıca Boğaz kelebek hastalığı : dâ-i distom-i femmî-i bel'umî