Bodhi türkçesi Bodhi nedir

Bodhi ingilizcede ne demek, Bodhi nerede nasıl kullanılır?

Bodhisattva : Budiznm inanışına göre diğerlerine yardım etmek için kendi aydınlanmasını erteleyen kişi. Aydınlanma'ya ulaşmış ancak başkalarının da aydınlanma'ya ulaşmasına yardımcı olmak için nirvana'ya girmeyi erteleyen kimse (budizm).

Odd bod : (argo) garip veya alışılmamış olan kimse. Tuhaf kimse.

Bod : Herif. Baş meclis. Şahıs. Adam. Board of directors (yönetim kurulu). Kişi. Yöneticiler grubu.

Bode : İşareti olmak. Alamet olmak. -e işaret etmek. Beklemek. -e delalet etmek. İşaret etmek. Kötüye işaret olmak. İowa eyaletinde şehir. Belirtisi olmak.

Bode diagram : Boda çizim. Bode çizeneği. Bode çiziti.

Bodes : Alamet olmak. İşareti olmak.

Bodian method : Bodian yöntemi. Kolloidal gümüş yardımıyla sinir ipliklerinin ve sinir hücrelerinin ortaya konmasında kullanılan histolojik boyama yöntemi.

Bodega : Şarap bodrumu. Şarküteri. Küçük bakkal. Küçük gıda dükkanı. Şarap mahzeni. Şarap dükkanı. İspanyolca konuşulan ülkelerde şarap dükkanı. Özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan.

Bode ill : Uğursuzluğa delalet etmek. Kötü olmak. Kötüye işaret olmak. Hayra alamet olmamak.

 

Bodeful : Emare olma. İşaret olma. Belirti olma. Delalet olma.

İngilizce Bodhi Türkçe anlamı, Bodhi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bodhi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sagacity : Kiyaset. Dirayet. Feraset. Öngörü. Sağgörü. Zeka. Anlayış. Akıllılık. Zekavet.

Revelation : Vahiy. İfşaat. Açığa vurma. -in öcünü almak. Açımlama. Esin. İfşa. İlham. Belli etme. Açığa çıkarma.

Enlightenments : Aydınlık. Aydınlanma hareketi. Bilgilendirme. Bilgi. İlim. Aydınlatma. Bilgilenme. Aydınlanmış olma durumu. Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu.

Enucleate : İçini kesmeden çıkarmak. İzah. Çıkarmak. Nüvesini çıkarmak. Aydınlatma. Açıklamak. Aydınlatmak. Almak.

Light exposure : Işıklanma. Aydınlığın süresiyle çarpımı.

Enucleation : İzah. Nüvesinin alma. Nüvesini çıkarma. Çekirdeğini çıkarma eylemi (biyoloji terimi). Bir tümör veya organın bir bütün olarak vücut dışına çıkartılması. Aydınlatma. Enükleasyon.

Sageness : Akıllılık. Akıl. Hikmet. Sağduyu. Öngörü. Bilgelik durum ve seviyesi. İhtiyat.

Far sightedness : Aklı başındalık. Aklıselimlik. Akıllılık. Uzaktaki objelerin görüntüsünün yakındaki objelerden daha net olma durumu. Uzak görüşlülük. Uzak mesafeleri görebilme. Hipermetropi.

Wisdom : Dirayet. Hikmet. İrfan. İlim. Akıl. Akıllılık.

Age of reason : Mantık ve bilimsel sorgulama kullanımını vurgulayan 18'inci yüzyıl felsefi akımı (genellikle locke, descartes, newton ve rousseau ile bağdaştırılır). Akıl çağı.

Bodhi synonyms : enlightment, illuminance, erudition, the enlightenment, wisdoms, the revelation, judiciousness, illumination, illuminations, sagacities, enlightenment, quantity of illumination, savoir vivre.