Light exposure türkçesi Light exposure nedir

  • Aydınlığın süresiyle çarpımı.
  • Işıklanma.
  • Aydınlanma.

Light exposure ingilizcede ne demek, Light exposure nerede nasıl kullanılır?

Light : Aydınlık. Yakmak. Açık (renk). Işımak. Aydınlatmak. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Nur. Yanmak. Hafif.

Exposure : Işınlama. Bırakma. Ortaya çıkarma. Maruz bırakma. Teşhir. Ortada bırakma. Açıkta bırakma. Fizik, uzay, ekonomi, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çıkma. Açığa çıkarma.

Light a fire : Ateş yakmak.

Light absorber : Soğurucu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığı soğurma özelliği olan özdek. seselimi önlemek, sesdağılımını düzenlemek amacıyla işliklerde, sinema salonlarında kullanılan ses erkesi soğurur özdek. Işık soğurucu.

Light absorbing : Işık soğurucu. Işık yutucu.

Light absorption : Işığın soğrulması. Işık absorpsiyonu. Işık soğurması. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığın bazı özdeklerden geçerken, ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması. ses dalgası bir yüzeye çarptığında, erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması. Soğurma. Işık soğurulması. Işık soğurumu. Bir özdeğin, ışığı alarak daha yüksek erke düzeylerine geçmesi. Işığı emme.

 

İngilizce Light exposure Türkçe anlamı, Light exposure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Light exposure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Illumination : Zihin açma. Aydınlık. İzah. Tezhip. Genel olarak yazmalarda sayfanın tamamının ya da bir bölümünün yaldız ve boya ile bezenmesi. Görüntüsü saptanacak konunun üzerine bir ya da daha çok kaynaktan ışık gelmesinden doğan durum. birim yüzeye bir saniyede düşen ışık niceliği; sı birimi lükstür. Bir nesne üzerine ışık düşürme. eski yapı, anıt ve benzeri yapıtların dıştan aydınlatılması. Bir cismin birim yüzeyine düşen ışık akısı. Tenvir.

Enucleate : Aydınlatma. Açıklamak. Nüvesini çıkarmak. Çıkarmak. Almak. İzah. İçini kesmeden çıkarmak. Aydınlatmak.

Illuminations : Aydınlık. Işıklandırma. Tenvir. Aydınlatma. Tezhip. Yaldız ve resimlerle süsleme (yazı). Açıklama. Zihin açma. İzah.

Enlightment : Aydınlatma.

The enlightenment : İnsanın muhakeme etme yeteneği üzerinde duran 17 ve 18'inci yüzyıllardaki akım. Aydınlanma çağı.

Enlightenments : İlim. Aydınlanmış olma durumu. Bilgilenme. Aydınlatma. Bilgi. Aydınlık. Aydınlanma hareketi. Bilgilendirme. Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu.

Age of reason : Mantık ve bilimsel sorgulama kullanımını vurgulayan 18'inci yüzyıl felsefi akımı (genellikle locke, descartes, newton ve rousseau ile bağdaştırılır). Akıl çağı.

Bodhi : Ulu bilgelik (budizm). Yüce bilgi. Bilgelik.

Revelation : Belli etme. Vahiy. İfşa. -in öcünü almak. Açımlama. İfşaat. İlham. Esin. Açığa çıkarma.

Light exposure synonyms : quantity of illumination, illuminance, enucleation, enlightenment, the revelation.