Boiled türkçesi Boiled nedir
- Kaynamış.
- Haşlama.
- Kaynatılmış.
- Haşlanmış.
Boiled ile ilgili cümleler
English: Ali boiled me some eggs.
Turkish: Ali bana birkaç yumurta kaynattı.
English: Ali boiled some eggs on the rocket stove that he had just built.
Turkish: Ali yeni yaptığı roket sobada birkaç yumurta kaynattı.
English: Ali boiled some eggs.
Turkish: Ali birkaç yumurta kaynattı.
English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
English: Ali boiled a dozen eggs.
Turkish: Ali bir düzine yumurta kaynattı.
Boiled ingilizcede ne demek, Boiled nerede nasıl kullanılır?
Boiled beef : Haşlanmış sığır eti. Haşlama sığır eti.
Boiled beef and cabbage : Haşlanmış sığır eti ve lahana.
Boiled chicken : Haşlanmış tavuk. Haşlama piliç. Tavuk haşlaması.
Boiled dinner : Tek kap yemek.
Boiled egg : Haşlanmış yumurta. Kaynamış yumurta. Rafadan yumurta.
Boiled potato : Haşlanmış patates.
Boiled shirt : Resmi günlerde giyilen gömlek.
Boiled salt : Rafine tuz.
Boiled potatoes : Haşlanmış patates.
Boiled linseed oil : Kaynamış bezir.
İngilizce Boiled Türkçe anlamı, Boiled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Boiled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Poached : Sıcak suda pişirilmiş. Buğulama.
Seething : Çok heyecanlı. Çok tedirgin. Kuduran. Kaynatma. Fokurdayan. Aşırı derecede heyecanlanmış. Köpüren. Kaynayan.
Cooked : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aşırı açındırılmış. Pişmek. Pişirilmiş. Pişmiş. Aşırı açındırmaya uğramış film. Isıtarak hazırlanmış.
Blanching : Rengi atmak. Soldurmak. Cilalamak. Kasarlama. Ağartma. Rengini açmak. Haşlamak (et). Ağartmak. Kalaylamak.
Berating : Fırça çekme. Azarlama. Paylama.
Searing : Dağlama. Kavurucu. Hafifçe uçları yanan. Yanma. Hararetli. Yanan. (et vb) mühürleme. Yüzeyini yakma. Damga basma.
Scalding : Kırıcı. Kaynar. Acı keskin dokunaklı. Yakıcı. Kızgın. Kavurucu. Tüylerin kolay yolunabilmesi için yapılan ön işlem. Yakan. İğneleyici.
Pugnacious : Kavgacı. Hırçın. Vuruşkan. Kavga etmekten hiç çekinmeyen. Kavga etmeyi seven. Dövüşken.
Stewed : Küfelik. Fitil gibi. Yahni. Sarhoş. Ağır ateşte pişirilmiş. Pişir. Fazla demlenmiş. Pişirilmiş.
Boiling : Çok sıcak. Köpüren. Kaynama. Kaynayan. Kaynatma. Kaynar. Kavurucu. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Kaynatan.
Boiled synonyms : scald, hard bitten, seethed, tonguelashing, tough, elixation.
Boiled zıt anlamlı kelimeler, Boiled kelime anlamı
Tender : Kömür vagonu. Teklif. İhale. Kolaylıkla incinen. Hassas. Yolcuları gemiden kıyıya taşıyan kayık. Arz etmek. Deneyimsiz. Keşif bedeli.
Raw : Hassas. Çiğ. Soğuk ve rutubetli. Derisi soyulmuş. Yara. Açık yara. Açık saçık. Müstehcen. Derisi soyulmuş yer.
Boiled ingilizce tanımı, definition of Boiled
Boiled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Subjected to the action of a boiling liquid. As, boiled meat. Boiled clothes. Dressed or cooked by boiling. A boiled dinner.

Bu kısımda Boiled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Boiled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Boiled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Boiled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.