Berating türkçesi Berating nedir
Berating ile ilgili cümleler
English: The jury began deliberating on Monday.
Turkish: Jüri pazartesi günü görüşmeye başlayacak.
Berating ingilizcede ne demek, Berating nerede nasıl kullanılır?
Deliberating : Düşünmek. Danışmak. Müzakere eden. Tartmak. Üzerinde tartışmak.
Liberating : Birinin kendini özgür hissetmesini ve istediği gibi davranabilmesini sağlayan. Serbest bırakmaya yönelik olan. Özgürleştirici. Serbest bırakan. Azat edici.
Reverberating : Yansıtmak. Yansıma. Yansıtıcı. Aksetmek. Yansımak. Yankılanmak.
Annual aberation : Yer'in güneş çevresinsindeki dolanma deviminden ileri gelen ışık sapması ya da yıldızların yer değiştirmesi. Yıllık sapınç.
Begin deliberations : Diyaloga başlamak. Konuşmaya başlamak. Pazarlıklara başlamak. Müzakerelere başlamak. Görüşmelere başlamak.
Liberationists : Özgürlükçü kimse. Özgürlük hareketini destekleyen kimse (özellikle kadın özgürlüğü hareketi).
Deliberative : Müzakereye ait. Üzerinde düşünülmüş. Düşünceli. Tedbirli. Bilinçli. Görüşmeye dayalı. İhtiyatlı. Düşünen.
Liberation lists : Liberasyon listeleri. Dışalımında miktar sınırlaması olmayan ve dışalım izni gerektirmeyen mallar listesi.
Deliberatively : Tedbirli olarak. Tasarlayarak. Düşünceli bir şekilde. Bilinçli olarak. Amaçlı bir şekilde. Bile bile. Planlı bir şekilde. Bilinçli bir şekilde. Saygılı bir şekilde. İsteyerek.
Kosovo liberation army : Kosova'nın yugoslovya'dan bağımsızlığı için savaşan kosova arnavutları'nın oluşturduğu gerilla grubu. Kosova kurtuluş ordusu. Kla (kosova bağımsızlık ordusu).
İngilizce Berating Türkçe anlamı, Berating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Berating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lashing : Kamçılama. Kırbaçlama. Bağlama. İp. Fırça atma. Halat. Palamar. Azar. Kırbaçlama cezası.
Objurgation : Azar.
Earful : Şaşırtıcı cevap. Azar.
Jobation : Usandırıcı eleştiri. Azar.
Going over : Detaylı inceleme. Temiz dayak. Elden geçirme. Azar. İyice gözden geçirme. Kontrol etme. Muayene etme.
Elixation : Isı ile yumuşatma. Kaynatma. Isınma. Isıtma.
Castigations : Cezalandırma. Kınama.
Bawl out : Fırça atmak. Azarlamak. Fırça çekmek. Azarlanma. Bağırıp çağırmak. Paylamak. Haşlamak.
Nagging : Durmadan hatırlatan. Dırdır eden. Kusur bulma. Ardı arkası kesilmeyen. Dırdır. Bıkıp usanmadan eleştiren. Can sıkıcı. Başının etini yiyen kimse ile ilgili. Vırıltı.
Remonstrances : Uyarı. Serzeniş. Sitem. İtiraz. Yakınma. Protesto. Şikayet.
Berating synonyms : blowing up, blanching, stewed, kick in the pants, reproof, chiding, bawling out, reproval, castigation, boiling, seething, scalding, scald, dressing down, reprehension, exprobration, objurgations, lesson, reprimand, tonguelashing, earbashing, earfuls, remonstrance, rebuke, attainture, flak, searing, boiled.

Bu kısımda Berating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Berating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Berating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Berating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.