Bolden türkçesi Bolden nedir

  • Cesaretli yapmak.
  • Cesaret vermek.
  • Cesaretli olmak.

Bolden ingilizcede ne demek, Bolden nerede nasıl kullanılır?

Embolden : Gaza getirmek. Teşvik etmek. Cesaret vermek. Yüreklendirmek.

Emboldened : Yüreklendirilmiş. Teşvik edilmiş. Gaza getirilmiş. Yüreklendirmek. Teşvik etmek. Cesaret verilmiş. Cesaret vermek.

Emboldening : Cesaret vermek. Gaza getirme. Teşvik etmek. Cesaret verme. Yüreklendirmek. Teşvik etme. Yüreklendirme.

Emboldens : Teşvik etmek. Cesaret vermek. Gaza getirmek. Yüreklendirmek.

Bolder : Koyu renk yazılmış. Daha kalın. Gözüpek. Atılgan. Arsız. Cesaret isteyen. Cesur. Dik. Küstah. Cüretli.

As bold as : Kadar cesur.

Bold on : Kalın olsun. Kalın.

Bold faced : Arsız. Küstah. Yüzsüz. Koyu renk yazılmış. Utanmaz.

Bold tags : Koyulaştırma imleri.

As bold as brass : Çok cesur. Saygısız. Son derece yüzsüz. Gözü kara. Yüzsüz. Küstah.

İngilizce Bolden Türkçe anlamı, Bolden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bolden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhorts : Öğüt vermek. Yüreklendirmek. Teşvik etmek. Hararetle öğütlemek. Tavsiye etmek. Uyarmak. Tembih etmek.

Peg : Ağaç çiviyle çivilemek. Belirlemek. Mandallamak. Kazık çakarak sabitlemek. Çivilemek. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Kanca. Dondurmak (ücret veya fiyat). Saptamak. Ağaç çivi ile çakmak.

 

Emboldening : Gaza getirme. Yüreklendirme. Cesaret verme. Teşvik etme. Teşvik etmek. Yüreklendirmek.

Encourages : Gayretlendirmek. Teşvik etmek. Yüreklendirmek. Takviye etmek. Korumak. Desteklemek. Özendirmek. Cesaretlendirmek.

Cigarette holder : Ağızlık. Emzik. Sigara ağızlığı.

Abet : Özendirmek (suç). Fitlemek. Suça katılmak. Tahrik etmek. Yardımda bulunmak. Suç ortaklığı yapmak. Yardakçılık etmek. Yoldan çıkarmak. Yüz vermek.

Exhorted : Nasihat verilmiş. Yüreklendirmek. Uyarmak. Uyarılmış. Teşvik edilmiş. Tavsiye etmek. Öğüt vermek. Yüreklendirilmiş. İkaz edilmiş.

Keyboard : Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi. Klavye ile bilgisayara aktarmak. Org. Bilgisayara veri girmek. Klavye. Tuş. Tuşlar dizisi. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tuş takımı.

Candle holder : Mumluk. Şamdan.

Encouraged : Özendirilmiş. Desteklemek. Himaye edilmiş. Cesaretlendirmek. Teşvik etmek. Yüreklendirilmiş. Teşvik edilmiş. Korumak. Özendirmek.

Bolden synonyms : holding device, have the face, emboldens, exhort, emboldened, pin, rowlock, tholepin, buck somebody up, extend, zarf, widen, candlestick, exhorting, encourage, oarlock, abets, embolden, thole, bring out.

Bolden zıt anlamlı kelimeler, Bolden kelime anlamı

Disjoin : Ayırmak. Birleşmesine engel olmak. Bağları kopmak.

Young : Gençler. Hayvan yavrusu. Taze. Döl. Küçük. Yeni. Gençlik. (hayvan) yavru. Yavru. Genç.

Bolden ingilizce tanımı, definition of Bolden

Bolden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To embolden. To make bold. To encourage.