Borderers türkçesi Borderers nedir

  • Sınırda oturan kimse.
  • Sınır alayı.

Borderers ingilizcede ne demek, Borderers nerede nasıl kullanılır?

Borderer : Sınırda oturan kimse.

Bordereau : Bordro. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Ayrıntılı memorandum (fransızca). Komisyon bordrosu. Ayrıntılı çizelge. Ticari senetlerin ayrıntılarını bildiren cetvel.

Bordered : Sınırlandırılmış. Sınırları belirlenmiş. Sınırlanmış. Hudut konulmuş.

Bordered pits : Kenarlı geçit. İkincil hücre duvarının, geçit çukurluğu üzerinde kemer oluşturmasıyla meydana gelen geçit.

Bordered zone : Sınırlı bölge. Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan.

Embordered : Kenar süsü yapılmış. Bordürlenmiş.

Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.

Border disease : Gebe koyun ve keçilerin, flaviviridae ailesinde pestivirus cinsinde yer alan bir virüsün döl yatağı içi enfeksiyonu sonucu, doğan kuzularda klinik olarak ritmik kas titremeleri, kıl görünüşlü yün örtüsü, kubbeleşmiş bir kafa ve kısa bacaklı anormal bir beden yapısıyla belirli hastalık, border hastalığı, koyun ve keçi hipomiyelinogenezisi. Sınır hastalığı.

 

Border ballad : Belli bir yerle ilgili olarak söylenen balad. Yerel balad.

Border gate : Gümrük kapısı. Sınır kapısı.

İngilizce Borderers Türkçe anlamı, Borderers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borderers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emptor : Satın alan. Satın alan kimse. Müşteri. Alıcı.

Arranger : Düzenleyen. Aranjör. Düzenleyici.

Frontiersman : Sınır sakini. Sınırda yaşayan kimse.

Organiser : Örgütçü. Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes. Düzenleyici. İdareci. Organizatör. (embriyoloji) başka bir bölümün gelişmesini ve ayrımlaşmasını uyaran embriyo bölümü (ayrıca organizer). Planlayıcı. Düzenleyen kimse. Program planlama defteri. Eşya saklamak için bölmeleri olan kap.

Purchaser : Satınalıcı. Satın alma görevlisi. Mubayaacı. Müşteri. Satın alan. Satın alma memuru. Alıcı. Alıcı firma.

Buyer : Mal alıcısı. Satın almacı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Satın alma görevlisi. Alan. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi. Alıcı firma. Malı satın alan. Satın alan. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi.

Frontiersmen : Sınır sakini. Sınırda yaşayan kimse.

Vendee : Müşteri. Alıcı.

Organizer : Meydana getirdiği uyartı ile embriyonun diğer bölgelerinin belirli yönlerde gelişmesini sağlayan embriyonun bir bölgesi. Organizatör. Düzenleyici. İdareci. Kurucu. Örgütçü. Örgütleyici. Düzenleyen kimse. Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes.

 

Borderers synonyms : systemizer, systematizer, systemiser, systematiser, borderer, systematist.

Borderers zıt anlamlı kelimeler, Borderers kelime anlamı

Infinite : Muazzam bir. Hudutsuz. Nihayetsiz. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Tükenmez. Sonsuz olan şey. Sayısız. Sonsuz. Sonsuzluk.

Borderers antonyms : unbordered.