Purchaser türkçesi Purchaser nedir
Purchaser ingilizcede ne demek, Purchaser nerede nasıl kullanılır?
Voluntary purchaser : Gönüllü alıcı. İstemli alıcı. Bir varlığı kendi isteğiyle satın alan kimse.
Purchasers : Alıcı. Müşteri.
Purchasers bank : Amir banka. Dışalımcının talimatıyla dışsatımcı lehine akreditif açan banka.
Purchase accounts : Alış sayışımları. Satın alma hesabı. Alış hesabı. Alımlar hesabı. Satın alınan mala ilişkin tümdeğerin saptanabilmesi için tutulan geçici sayışım. Mübayaa hesabı.
Purchase and sale of patents : Bulgu belgelerinin alım satımı. Bulgu belgelerinin bir şey ya da para karşılığı alınıp satılması.
Purchase money : Bedel.
Purchase on credit : Krediyle alış. Kredili satın. Kredili satın alma. Veresiye alış. Kredili alış.
Purchase cost accounting : Alış giderleri sayışımı. Alınan mal satılabilir duruma gelinceye dek yapılan giderleri saptayan sayışım.
Purchase invoice : Alış faturası.
Purchase on account : Kredili satış.
İngilizce Purchaser Türkçe anlamı, Purchaser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Purchaser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acceptor : Poliçenin muhatabı. Poliçede ödemeyi kabul eden kişi. Poliçeyi kabul eden. Ödeği kabul eden. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaç molekülleriyle dönüşümlü olarak bağlandıkları halde herhangi bir etkiye neden olmayan almaç benzeri büyük moleküllü yapılara verilen ad. Kabul eden. Onaylayan kimse. Akseptör.
Camera : Fotoğraf makinesi. Oda, kamara. Fotoğraf aygıtı. Fotograf makinesi. Mahrem. Gizli. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kamera. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi.
Clienteles : Hastalar. Müvekkiller. Müşteriler. İşletmenin bütün müşterileri. Müşteri topluluğu. Müşterilerin hepsi. Alıcılar.
Consignee : Konsinye. Mürselünileyh. Malın sevkedildiği firma ya da kişi. Mal gönderilen kimse. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kendisine mal gönderilen kimse. Bir malı saklamak için teslim alan kişi. Malın gönderildiği kimse. Koruyumcu.
Jupiter : Güneş çevresinde dolanan gezegenlerden en büyüğü. Erendiz. Jüpiter. Jüpiter (mitoloji terimi). Florida eyaletinde yerleşim yeri. Jüpiter (astronomi terimi).
Buyers : Satın almacı.
Patron : Sürekli müşteri. Veli. Hami. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Himaye. İltimasçı. Velinimet. Müdavim. Koruyucu.
Connection : İlgi. Bağ. Aktarma. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Akraba. Alaka. Birleştirme. Bağıntı. Aktarmalı taşıt. Yakın.
Addressees : Mektup gönderilen kişi. Alıcı makam. Kendisine kargo gönderilen kimse. Adresine mektup gönderilen kişi. Adına gönderilen. Gönderilen kişi. Hitap edilen. Adres sahibi.
Demander : Alacaklı. Davacı (hukuk terimi). Talep eden. Talep sahibi.
Purchaser synonyms : home buyer, customer agent, client, cinema camera, adressee, consignees, clientele, custom, consumer, buyer, accepters, accepter, clients, customers, customer, emptor, vendee, debtor, acceptors, addressee, acceptant, orderer.
Purchaser ingilizce tanımı, definition of Purchaser
Purchaser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who acquires property for a consideration, generally of money. One who purchases. A buyer. A vendee.

Bu kısımda Purchaser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Purchaser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Purchaser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Purchaser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.