Clienteles türkçesi Clienteles nedir

  • Müşteri topluluğu.
  • Müşteri.
  • Hastalar.
  • Müşteriler.
  • Müvekkiller.
  • İşletmenin bütün müşterileri.
  • Alıcılar.
  • Müşterilerin hepsi.

Clienteles ingilizcede ne demek, Clienteles nerede nasıl kullanılır?

Fixed clientele : Düzenli müşteri. Değişmeyen müşteri grubu. Sabit müşteri.

Wide clientele : Büyük müşteri grubu. Geniş müşteri kitlesi. Pek çok sayıda müşteri.

Clientele : İşletmenin bütün müşterileri. Alıcılar. Müşteri topluluğu. Müvekkiller. Müşteri. Hastalar. Müşterilerin hepsi. Müşteriler.

Client application : İstemci uygulaması. Ole metoduna göre nesneleri kendine gönderbilen veya kendinden transfer edebilen uygulama.

Client area : Ana bilgi alanı.

Client programs : Kullanıcı programlar. İstemci programlar.

Client centered therapy : Danışan merkezli terapi. Müşteri merkezli terapi. Danışan odaklı terapi.

Client only : Yalnızca istemci.

Client authentication : İstemci kimlik doğrulaması.

Client server : Bir dizi bilgisayar programının aynı anda çalışması yoluyla bilgisayarla işlenmiş metadoloji (servis sunucu tarafından birbirlerine bağlılar).

İngilizce Clienteles Türkçe anlamı, Clienteles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clienteles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clientage : Bir müşteri ve iş sahibi arasındaki ilişki. Müşteri grubu. Müşteri ile şirket yöneticisi arasındaki ilişki.

Buyers : Satın almacı. Alıcı. Satın alma görevlisi.

Patients : Hasta ve yaralılar.

People : Milletler. Kalabalık. Kimse. Millet. Akrabalar. Eller. İnsan yerleştirmek. Kişi. Aile. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi).

Custom : Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Alışkanlık. Örf ve adetler hukuku. Gümrüğünü ödemek. Adet. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Huy.

Constituency : Seçim bölgesi. Seçim bölgesi halkı. Seçim bölgesi ahalisi. Seçim çevresi. Aboneler. Seçmenler. Saylavcılar. Saylav bölgesi. Bir seçim bölgesindeki seçmenler.

Consumer : Yoğaltıcı. Tüketici. Müstehlik. Kullanıcı. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tüketiciler. Ototrof organizmaların ürettiği kaynakları tüketen heterotrof organizmalar. Belli bir gelire sahip olan kişilerin mal ve hizmet satın alırken hangi ilkelere göre hareket ettikleri. Alıcı.

 

Buyer : Satın almacı. Mal alıcısı. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi. Satın alma görevlisi. Alan. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Satın alıcı. Alıcı. Malı satın alan. Alıcı firma.

Recipients : Alan kimse. Alıcı.

Clients : Müvekkil. Bağımlı ülke. Alıcı. Hasta. Hizmetten yararlananlar.

Clienteles synonyms : business, connection, patronage, debtor, constituencies, patron, client, addresses, emptor, the sick, costumers, customers, clientele, customer, jupiter, accounts receivable, demander.