Bordered zone türkçesi Bordered zone nedir

  • Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan.
  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Sınırlı bölge.

Bordered zone ingilizcede ne demek, Bordered zone nerede nasıl kullanılır?

Bordered : Sınırlanmış. Sınırlandırılmış. Hudut konulmuş. Sınırları belirlenmiş.

Zone : Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Kentbilim bölge. Bölgelere ayırmak. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak. Zon. Alan. Bölge. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü.

Bordered pits : Kenarlı geçit. İkincil hücre duvarının, geçit çukurluğu üzerinde kemer oluşturmasıyla meydana gelen geçit.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abyssal zone : 2000 m'nin altındaki derinlik zonu. Abisal bölge. Abisal kuşak. Açık denizlerin, okyanusların 2000 metreden daha derin ışık almayan kısımlarındaki zemin bölgesi, abisiyal zon, afotik zon.

 

Abyssial zone : Abisal bölge. Abisiyal zon.

İngilizce Bordered zone Türkçe anlamı, Bordered zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bordered zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charged time out : Ara işareti. Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir.

Back court : Savunma bölgesi. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı. Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Savunma alanı.

Double hand pass : Çift elle top aktarma. Çift elle pas verme. Bir oyuncunun, topu, yakınındaki takım arkadaşına iki eliyle tutarak aktarması.

Centre point on side lines : Oyun alanını ortadan iki eşit bölgeye ayıran çizgi. Orta çentik.

Basketball : Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır. Sepettopu. Basket topu. Basketbol. Basketbol topu. Basket.

Act of throwing goal : Sayıya giden atış. Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.

Bounce pass : Yerden sektirilerek atılan pas. Baunspas dediğimiz. Yerden pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması. Yere çarptırılarak verilen pas. Zıplatarak aktarma.

Basket : Pota. Zembil. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepetlemek. Küfe. Sayı. Basketbol çemberi. Çember (basketbol). Sepet örgüsünden yapılmış şey. Balon sepeti.

 

Border lines : Sınır çizgisi. Sınır çizgileri. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Sınır hattı. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Kenar çizgisi. Kenarlık çizgileri.

Drag dribble : Alçak top sürme. Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme.

Bordered zone synonyms : dead ball, end lines, double foul, backboard, dead bali.