Bound up in türkçesi Bound up in nedir

  • -le meşgul.
  • Çok ilgili.

Bound up in ingilizcede ne demek, Bound up in nerede nasıl kullanılır?

Bound : Bağlı. Zıplamak. Kısıtlamak. Sekip geri gelmek. Sınırlarını çizmek. Sınırlamak. Sektirmek. Kuşatmak. Zıplaya zıplaya gitmek. Kalgımak.

In : Çok moda olan. İç. De. İktidardaki. İçine. Dahili. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İçeri. Halinde.

Bound up with : -le ilgili. İlgili olmak. Bağlı olmak. -e bağlı.

Up in arm : Silahlanmış. İzinli olarak silahlanmış. Yasal olarak silahlanmış.

Up in arms : Ayaklanmış. Silahlanmış. Ateş püsküren. Ateş püskürmeye hazır. Çok sinirli veya öfkeli. Öfkelenmiş. Protesto eden.

Be mixed up in : Bulaşmak. Karışmak.

Up in the air : Havada kalmış. Sonu henüz belli olmamış. Kararlaştırılmamış. Karar verilmemiş. Neticeye bağlanmamış. Mutluluktan uçan.

Be caught up in : Aşırı ilgi duymak. Bir işe takılıp kalmak. Kendini vermek.

Bring up in conversation : Açmak.

Be up in the clouds : Gerçeklerle ilgisi olmamak. Bulutların üzerinde olmak. Bulutlarda yaşamak.