Boutique türkçesi Boutique nedir

Boutique ile ilgili cümleler

English: He entered the boutique.
Turkish: O, butik mağazasına girdi.

Boutique ingilizcede ne demek, Boutique nerede nasıl kullanılır?

Boutiques : Butik mağaza. Butik.

Djibouti : Bu cumhuriyetin başkenti. Cibuti. Cibuti cumhuriyeti. Doğu afrika'da bir cumhuriyet.

Jibouti : Bu cumhuriyetin başkenti. Cibuti. Doğu afrika'da bir cumhuriyet. Cibuti cumhuriyeti.

Republic of djibouti : Jibouti. Doğu afrika'da bir cumhuriyet. Jibuti cumhuriyeti. Cibuti cumhuriyeti. Cibuti.

Drinking bout : İçki alemi. Çilingir sofrası.

About a month : Bir ay içerisinde. Yaklaşık bir ay.

Boutonnieres : Düğme deliğine takılan çiçek (fransızca). Yaka çiçeği.

About : Yakınında. -e ne dersin?. Etrafında. Sıralarda. Şurada burada. Buralarda. Muhiten. Hakkında. Üzere. Hemen hemen.

Bout : Kısa dönem. Eskrim maç. Süre. Nöbet. Zaman. Boks. Karşılaşma. Kriz. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Boks maçı.

Duration of the bout : Yarışma amacıyla yapılan vuruşmalarda, uluslararası kılıçoyunu yönetmeliğine göre uygulanan süre. Vuruşma süresi.

İngilizce Boutique Türkçe anlamı, Boutique eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boutique ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Store : Saklamak. Kumanya. Biriktirmek. İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer. Doldurmak. İçermek. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Stok. Ardiyeye koymak. Korunak.

Shop : Araştırma yapmak. İşlik. Ele vermek. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Gammazlamak. Kurum. Yapımevi. Hapse atmak. Alışverişe çıkmak. Meslek.

Boutique synonyms : dress shop, boutiques.