Bowlful türkçesi Bowlful nedir

  • Bir kasenin taşıyabileceği kadar.
  • Tas dolusu.
  • Kase dolusu.

Bowlful ile ilgili cümleler

English: Ali got a box of cereal out of the cupboard and poured himself a bowlful.
Turkish: Ali tahıl bulamacı kutusunu dolaptan çıkardı ve kendisine bir kase dolusu koydu.

Bowlful ingilizcede ne demek, Bowlful nerede nasıl kullanılır?

Bowlfuls : Tas dolusu. Kase dolusu. Bir kasenin taşıyabileceği kadar.

Bowl along : Hızlı gitmek. Süratle gitmek. Yolunda gitmek. Titizlikle gitmek. Tıkırında olmak. Hızla gitmek.

Bowl classifier : Çanaklı klasifikatör. Çanaklı kümeleyici. Çanaklı sınıflandırıcı.

Bowl over : Yere yuvarlamak. Şaşırtmak. Vurup devirmek. Ağzı bir karış açık kalmak. Çarpıp düşürmek.

Carburettor bowl : Karbüratör çanağı.

Salad bowl : Salata tabağı. Salata kasesi.

Washing up bowl : Bulaşık tası.

Sugar bowl : Şekerlik. Şeker kabı.

Toilet bowl : Alafranga hela taşı. Tuvalet leğeni. Klozet.

Soup bowl : Çorba kasesi.

İngilizce Bowlful Türkçe anlamı, Bowlful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bowlful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bowl : Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Leğen. Yolunda gitmek. Kase. Top (bowling vb.). Çanak. Kriket top atmak. Bovling oynamak. Bowling oynamak. Yuvarlamak.

Basinful : Leğen dolusu. Kap dolusu.

Containerful : Kap dolusu.

Bowlful synonyms : bowlfuls.