Bozar nedir, Bozar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ayıp, kusur.

Bozar ile ilgili Cümleler

  • Bir korkak bir orduyu bozar.
  • Parlak ışık gözleri bozar.
  • Kızınca ağzını bozar.
  • Bana bir dolar bozar mısın?
  • Pasın demiri bozması gibi, keder de kalbi bozar.
  • Elli lira bozar mısın?
  • Turistler hayvanları korkuturlar ve onların doğal aktivite yapılarını bozarlar.
  • Bu seyahat çeklerini bozar mısınız, lütfen?
  • Güç insanları bozar.
  • Dalkavukluk hem alıcıyı hem de vericiyi bozar.

Bozar ile ilgili Atasözü veya Deyim

bir korkak bir orduyu bozar : “bir toplumda korkak kişi, kaygılı, heyecanlı sözleriyle kargaşa çıkarır” anlamında kullanılan bir söz.

kızarıp bozarmak : utanç, öfke ve benzerleri duyguların etkisiyle yüzü renkten renge girmek.

zor oyunu bozar : hile, güç kullanarak düzenlenen oyun boşa çıkarıldığında söylenen bir söz.

Bozar kısaca anlamı, tanımı

Boza : Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek

Bozarabilme : Bozarabilmek işi.

Bozarabilmek : Bozarma olasılığı bulunmak.

Bozarak : Açık renk, aka çalan. Beyaza yakın toprak. Bozca, bozumsu.

Bozaran : Ağustos. Haziran.

Bozarantı : Hafif boz renklilik.

Bozarıntı : Hafif boz renklilik.

Bozarış : Bozarma işi.

Bozarmağ : Renk değiştirmek, rengini atmak.

 

Bozarmah : Renk değiştirmek, rengini atmak. Yüz ekşitmek.

Bozarmut : Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çorum ili, Kargı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, Devrekâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehri, İhsangazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu kenti, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ilinde, Soma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Kangal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Bozartı : Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.

Bozartma : Bozartmak işi.

Bozartmak : Bozarma işini yaptırmak.

Bozarık : Bozarmış olan.

Bozarma : Bozarmak işi.

Bozarmak : Boz renge girmek. Renk değiştirmek, rengi atmak.

Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

Ayıp : Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.

Diğer dillerde Boz söğüt bülbülü anlamı nedir?

İngilizce'de Boz söğüt bülbülü ne demek ? : bonelli's warbler