Bra türkçesi Bra nedir

  • Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: ı b >+ = < b ı.
  • Sütyen.
  • Sutyen.
  • Arday.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Bra ile ilgili cümleler

English: Jale wears a sports bra for exercise.
Turkish: Jale antreman için spor südyen giyiyor.

English: "I am a broccoli and I look like a tree!" "I am a walnut and I look like a brain!" "I am mushroom and I hate this game!"
Turkish: "Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"

English: "You're being brainwashed by the media!" "What are you talking about?"
Turkish: "Medya tarafından beyniniz yıkanıyor." "Neden bahsediyorsun?"

English: A blood vessel burst inside his brain.
Turkish: Beyninde bir kan damarı patladı.

English: "Which is the biggest among the Brazilian cities?" "The biggest city in Brazil is Sao Paulo".
Turkish: "Brezilya şehirleri arasında en büyük hangisi?" "Brezilya'da en büyük şehir Sao Paulo'dur."

Bra ingilizcede ne demek, Bra nerede nasıl kullanılır?

Bra ket : Ayraç sol. Ayraç sağ. Köşeli ayraç. Ayraç. Köşeli ayraç sol.

Uplift bra : Destekli sutyen.

Brabble : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Ağız kavgası yapmak.

 

Brabbled : Ağız dalaşına girmek. Ağız kavgası yapmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Brabbles : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız dalaşına girmek. Atışmak. Ağız kavgası yapmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Brace oneself for : Kendini bir şey için hazırlamak.

Brace oneself for something : Kendini hazırlamak. Hazırlıklı olmak.

Brace jack : Köşe desteği. Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek.

Brace bit : Delgi. Matkap.

Brace oneself : Kendini hazırlamak.

İngilizce Bra Türkçe anlamı, Bra eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bra ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bandeau : Saç filesi. Saç bağı. Saç bandı.

Unmentionable : Söz edilmesi çirkin. Kelimelerle anlatılamaz. Sözedilmesi çirkin. Ağza alınmaz. Çok kötü. Lafı edilmez. Sözü edilmez. Ağıza alınmaz.

Brassiere : Göğüsbağı.

Uplift : Katmanların içgüçlerin etkisiyle asal durumlarını yitirerek kubbe, çıkık, kıvrım vb. biçimler alması. Daha iyi bir duruma getirmek. Moralini yükseltmek. Alttan kaldırmak. Gaza getirmek. Yukarı kaldırmak. Canlandırmak. Yükselme. Yukarı çıkarmak. Yükseltmek.

Brassieres : Göğüsbağı.

Strap : Çemberlemek. Kayışla dövmek. Bağlama bileziği. Şerit. Ustura kayışı. Askı. Kayışla bağlamak. Ağın alt ve üst kenarlarını belirten, içinden germe ipleri geçen 5 cm. eninde beyaz uçkurluk. Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak. Kayış.

Shoulder strap : Apolet. Omuz rütbesi. Askı. Omuz askısı. Kadın giysisinde askı. Hamail.

Undergarment : İç çamaşırı. İçlik.

Bra synonyms : woman's clothing, uplift braissiere, bras.

Bra zıt anlamlı kelimeler, Bra kelime anlamı

Overgarment : Giyimin üst katı. Üst giysi. Üst giyim.