Brakish türkçesi Brakish nedir

  • Orta derecede tuzluluğu olan su.
  • Acısu.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Brakish ingilizcede ne demek, Brakish nerede nasıl kullanılır?

Braking : Fren yapma. Frenleme. Durdurma denetimi. Fren sistemi. Eğleçleme.

Braking control : Durdurma denetimi. Frenleme denetimi.

Braking distance : Frenleme mesafesi. Fren mesafesi. Tam durmak amacıyla yavaşlamanın gerçekleştirilebilmesi için gerekli yavaşlama mesafesi. Eğleçleme mesafesi. Durma mesafesi.

Braking efficiency : Frenleme verimliliği. Frenleme etkinliği. Fren verimi.

Braking equipment : Fren sistemi elemanları. Frenleme teçhizatı. Fren ekipmanı.

Electrodynamic braking : Elektrodinamik frenleme.

Braking torque : Fren torku. Frenleme momenti.

Braking moment : Frenleme momenti. Fren momenti.

Anti lock braking system : Abs fren sistemi. Abs. Arabalarda frenleme yaparken lastiklerin kilitlenmesini önleyen sistem.

Continuous braking system : Devamlı frenleme sistemi.

İngilizce Brakish Türkçe anlamı, Brakish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brakish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme konisi. Ek koni.

 

Algonkian : Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

After shock : Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol. Asit tüten.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Brakish synonyms : cruciferous vegetable, root vegetable, radish plant, acrozone, agricultural geology, advance of aglacier, abyss, alcalic fumarole, absolute age, hard water.

Brakish zıt anlamlı kelimeler, Brakish kelime anlamı

Fresh : Taze. Temiz. Dinç. Serinlik. Arsız. Körpelik. Günlük. Işıl ışıl. Yeni. Yeni olmuş.

Brakish antonyms : let go of.