Braking türkçesi Braking nedir
- Frenleme.
- Durdurma denetimi.
- Fren yapma.
- Fren sistemi.
- Eğleçleme.
Braking ile ilgili cümleler
English: I am braking.
Turkish: Ben fren yapıyorum.
English: Ali is braking.
Turkish: Ali fren yapıyor.
Braking ingilizcede ne demek, Braking nerede nasıl kullanılır?
Braking control : Frenleme denetimi. Durdurma denetimi.
Braking distance : Eğleçleme mesafesi. Tam durmak amacıyla yavaşlamanın gerçekleştirilebilmesi için gerekli yavaşlama mesafesi. Fren mesafesi. Durma mesafesi. Frenleme mesafesi.
Braking efficiency : Fren verimi. Frenleme etkinliği. Frenleme verimliliği.
Braking equipment : Frenleme teçhizatı. Fren sistemi elemanları. Fren ekipmanı.
Braking mechanism : Frenleme mekanizması.
Electrodynamic braking : Elektrodinamik frenleme.
Braking torque : Fren torku. Frenleme momenti.
Dynamic braking : Dinamik frenleme. Devingen frenleme.
Braking system : Frenleme sistemi. Fren sistemi.
Brakish : Acısu. Orta derecede tuzluluğu olan su.
İngilizce Braking Türkçe anlamı, Braking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Braking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carry : Götürmek. Elde. Satışa sunmak. Desteklemek. Nakletmek. Ağırlığını çekmek. Taşıyıcılık yapmak. Erişmek. Kaldırmak.
Brake system : Bir aracın hareketini yavaşlatan sistem.
Braking control : Frenleme denetimi.
Tube : Deney tüpü. İçlastik. Yeraltı treni. Alıcı ışıtacı. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tüp. Metro. Boru.
Change : Değişime uğratmak. Bozdurmak. Haline gelmek. Değiştirmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Para bütünlemek. Değişiklik. Bozmak. Değiş tokuş etmek. Üzerini değişmek.
Whisk : Süpürmek. Sallamak. Toz fırçası. Silkmek. Fırlatmak. Kaçırmak. Çırpmak. Kuyruk sallamak (at vb.). Silmek. Hızla çıkarmak.
Transit : Toplu taşıma. Transit geçiş. Aktarma. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Transit geçmek. Geçiş. Geçme. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Aktarma (bir yerden başka bir yere).
Land : Ülke. Diyar. Karaya indirmek. Kıyıya çıkmak. Arsa. Kişisel arazi. Çakmak. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Memleket. Kara parçası.
Transmit : Nakletmek. Yaymak (radyo dalgaları veya telgraf sinyalleri vb'ni). İletmek. Yaymak. Geçirmek. Göndermek. Aktarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ulaştırmak. Bulaştırmak.
Return : Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Geri çevirmek. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Geri dönmek. Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. İade etmek. Yanıtlamak. Rövanş. Geriye dönüş. Dönmek.
Braking synonyms : come, alter, fetch, curbings, channel, convey, come up, braking system, get, transport, modify, kerbing, bring back, ferry, curbing, impart, take, conduct, take back.
Braking zıt anlamlı kelimeler, Braking kelime anlamı
Go : Gitmek. Haline gelmek. Girmek. İş görmek. Gitme. Erişmek. Sonuçlanmak. Deneme. Söylenmek. Yapılmak.
Take away : Paket yaptırıp götürmek. Uzaklaştırmak. Çalmak. Ortadan kaldırmak. Elinden almak (bir hakkı). Alıp götürmek. Dışarıya çıkarmak. Çekmek (desteği). Götürmek. Çıkarmak.

Bu kısımda Braking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Braking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Braking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Braking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.