Bream türkçesi Bream nedir
- Geminin dibini yakmak.
- Taranga.
- Pürmüz lambası ile yakarak temizlemek.
- Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 50 cm kadar boyda, avrupa ırmaklarında yaşayan bir tür.
- Karina yakmak gemi.
- Çapakbalığı.
- Sarıgöz.
- Sarpa.
- Emici kurtlara arakonakçılık edebilen, yarım metreye yakın boyda dere balığı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çapak.
- Bir tür balık.
- Çapak balığı.
- Çipura.
- Mercanbalığı.
- Çupra.
Bream ingilizcede ne demek, Bream nerede nasıl kullanılır?
Red sea bream iridoviral disease : Çipura iridoviral hastalığı. Kültüre edilen genç çipuralarda, ıridoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, letarji, anemi ve solungaçlarda hiperemi ile karakterize bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık.
Gilt head bream : Çipura balığı. Çipura.
Red sea bream : Mercan balığı. Mercan mandagöz. Mercan.
Sea bream : Karagöz balığı. İstrongilos. İzmarit. Trança. Mercanbalığı. Sinarit. Çipura. Pagrus. Çipura balığı. Sarıgöz.
Breams : Karina yakmak gemi. Taranga. Sarıgöz. Sarpa. Geminin dibini yakmak. Çapak. Mercanbalığı. Pürmüz lambası ile yakarak temizlemek. Bir tür balık. Çupra.
Breach of faith : Sözünü tutmama. Sadakatin bozulması. Dürüst olmayan davranış. Sözünü yerine getirmeme. Sözünden dönme. Güveni kötüye kullanma. Güveni sarsma.
Breach of duty : Görevi yapmama. Görevin ihmali. Görevin yapılmaması. Sorumluluk ihlali. Görev ihlali.
Seabream : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, er dişi, ege denizi'nde yaşayan bir tür. Çipura.
Common seabream : Fangri. Kemikli bauklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 40-60 cm kadar uzunlukta, gözleri büyük, akdeniz'de yaşayan bir tür. Sinagrit. Mandagöz mercan balığı. Mercan. Trança balığı. Mercan fangri. Mercan balığı.
Breach : Çiğneme. Bozulma. Dalgaların sahile vurup kırılması. Güvenliği kırmak. Bozma (anlaşmayı). Gedik açmak. Kırmak. Bozmak. Uymama. Karşı gelmek.
İngilizce Bream Türkçe anlamı, Bream eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gilt head bream : Çipura balığı.
Sea breams : İstrongilos. Pagrus. Trança. İzmaritgiller. Sinarit. İzmarit. Çipura balığı. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, etçil ya da otçul, bazıları er dişi olan, atlantik okyanusu, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan, 200 kadar türü bulunan bir familya.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Burrs : Vırlama. Dikenli tohum kabuğu. Pürüz. Küçük daire testeresi.
Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Pomfret : New york eyaletinde yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir. Vermont eyaletinde yerleşim yeri.
Porgy : Sinarit balığı. Pagrus balığı. Sinarit.
Bream synonyms : percoidean, order percomorphi, atlantic sea bream, european sea bream, percoid fish, order perciformes, archosargus rhomboidalis, percomorphi, black bream, brama raii, percoid, chrysophrys australis, pagellus centrodontus, breams, abo blood groups system, abambulacral area, burred, gum, perciformes, abiotic factor, crust round the eyes, sea bream, saltwater fish, burr, aardvarks, a site, abramis zone, abductor muscle, abacus bodies, a protein, acacia, aardwolf, seabream.
Bream zıt anlamlı kelimeler, Bream kelime anlamı
Dirty : Kirletmek. Batırmak. Pis. Aşağılık. Rezil. Kirlenmek. Lekelemek. Pislenmek. Fırtınalı. Açık saçık.
Bream ingilizce tanımı, definition of Bream
Bream kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To clean, as a ship`s bottom of adherent shells, seaweed, etc., by the application of fire and scraping. A European fresh-water cyprinoid fish of the genus Abramis, little valued as food. Several species are known.

Bu kısımda Bream kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bream ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bream anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bream ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.