Breathy türkçesi Breathy nedir

Breathy ingilizcede ne demek, Breathy nerede nasıl kullanılır?

Breath control : Nefes kontrolü. Soluk denetimi. Doğru ve güzel konuşmak için gerekli olan denetim. sahne konuşmasındaki kusurun çoğu yanlış ve kötü soluk almadan ileri gelir. doğru soluk alıp verme ve soluk denetimi için özel alıştırmalar vardır.

Breath of fresh air : Taze bir nefes. Güzel kokan ve temiz hava. Yeni ve tazeleyici şey.

Breath of life : Yaşamın ekmeği-suyu. Yaşamın nedeni. Yaşama nedeni. Enerji. Yaşama enerjisi.

Breath sound : Solunum sesi.

Breath test : Alkol muayenesi. Alkol testi.

At one breath : Tek nefeste. Bir arada. Bir nefeste. Aniden.

Breath testing : Alkol muayenesi. Alkol testi.

Babys breath : Karanfil.

Be short of breath : Soluksuz kalmak. Soluğu tıkanmak. Nefessiz kalmak. Soluk alamamak. Nefesi tıkanmak. Nefesi daralmak. Nefesi kesilmek.

Be out of breath : Nefes nefese olmak. Nefes nefese kalmak. Nefesi kesilmek. Soluğu kesilmek. Nefessiz kalmak. Soluk soluğa kalmak. Katılmak. Soluk soluğa olmak. Soluk alamamak.

İngilizce Breathy Türkçe anlamı, Breathy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breathy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Currish : Huysuz. Aşağılık. Kavgacı. Kaba. Korkak. Aşağılık adamla ilgili. Terbiyesiz. İt gibi.

Inspiration : İlham. Solunumda havanın akciğerlere alınması olayı, nefes alma, inspirasyon, inspiriyum. Esinlenme. Keşf. İlham kaynağı. Parlak fikir. Fikir. İnspirasyon. Aşılama. Vahiy.

Snarling : Öfkeyle konuşma.

Snore : Horlamak. Horuldamak. Hırıldamak. Yutaktaki daralmalara bağlı olarak oluşan solunum sesi, farengeal stenoz sesleri. Horlama. Horultu.

Hiccup : Hıçkırık tutmak. Singultus. Hıçkırma. Kesikli internet bağlantısı. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması. Hikap. Hıçkırık. Hıçkırmak. Geçici kesinti.

Exhale : Yaymak. (gaz vb) salmak. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Soluk vermek. Oh çekmek. Çıkarmak (koku). Buhar çıkarmak. (nefes) alıp vermek. Çıkarmak. Nefes vermek.

Expiration : Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sona erme. Bitme. Bitiş. Ekspirasyon. Bitiş süresi. Solunum organlarından dışarıya hava veya su çıkarılması. Sona erme tarihi. Vade. Sürenin dolması.

Choke : Boğazlamak. Kısmak. Kodes. Baskılamak. Boğmak. Tıkanmak. Bastırmak. Nefesini kesmek. Ölmek. Boğulmak.

Respire : Solumak. Soluklanmak. Nefes almak ve vermek. Biraz dilenmek. Nefes almak. Soluk almak. Soluma.

Breathy synonyms : bodily function, bodily process, saw logs, body process, saw wood, hyperventilate, breathing out, breathier, hiccough, sigh, inspire, intake, activity, growling, aspiration, breathe in, take a breath, suspire, wheezy, inhalation, stertorous, wheezier, growly, breathing in, wheeze, inhale, yawn, breathiest, wheeziest, breathe out, aspirated, exhalation, expire.

Breathy zıt anlamlı kelimeler, Breathy kelime anlamı

 

Exhale : Buhar çıkarmak. Yaymak. Çıkarmak (koku). Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Çıkarmak. (nefes) alıp vermek. (gaz vb) salmak. Nefes vermek. Soluk vermek. Oh çekmek.

Inhale : Solumak. Nefes çekmek. Teneffüs etmek. Çekmek. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). Soluk almak. İçmek. Nefes almak. İç çekmek. Solukla içeri almak.

Wideness : Genişlik. Bolluk.

Breathy antonyms : wide, narrowness, narrow.