Breeders türkçesi Breeders nedir

  • Hayvan yetiştiricisi.
  • Üreyen hayvan.
  • Üreten.
  • Üretici.

Breeders ingilizcede ne demek, Breeders nerede nasıl kullanılır?

Breeder element : Zincir tepkimesi yapabilen en küçük element. Üretken element.

Breeder reactor : Üretim reaktörü. Üretken tepkimeç. Besleyici reaktör. Tükettiğinden daha fazla fisil madde üreten, bir başka deyişle, dönüşüm oranı 1'den büyük olan reaktör. Doğurgan reaktör. Kuluçka reaktör. Üretken tepkileşimlik. İşlediği sürece, kimi dayanıklı çekirdekleri bölünür çekirdeklere çeviren tepkileşimlik. Üretken reaktör. Üretken tepkiyici.

Fast breeder reactor : Hızlı besleyici reaktör. Hızlı üretken tepkimeç.

Nuclear breeder : Çekirdeksel üretken tepkileşimlik. Her bölünüm kuşağında, olayda kullanılanı aşan tutarda bölünebilir özdek oluşan tepkileşimlik. Breeder reaktörü. Çekirdeksel üretken reaktör.

Repeat breeder : Repeat breeder. Tekrarlanan dölleme. Döl tutmayan. Döl verimi yerinde olan erkek hayvanla üç veya daha fazla çiftleştirildiği veya yapay tohumlama yapıldığı durumda gebe kalmayıp tekrar tekrar kızgınlık gösteren dişi. Fertil çağda, en az bir kez doğum yapmış, kızgınlık döngüleri düzenli, genital organlarında klinik olarak tespit edilebilen bir bozukluk bulunmayan ve anormal vajina akıntısı göstermeyen, fertil bir boğa veya yapay tohumlamayla üç veya daha fazla sayıda tohumlanmasına rağmen gebe kalamayan inekler, repeat breeder.

 

Breed like rabbits : Tavşan gibi üremek. Mantar gibi bitmek. Tavşan gibi çoğalmak.

Stockbreeder : Büyükbaş hayvan yetiştiricisi. Besici. Büyükbaş hayvan. Büyükbaş yetiştiren çiftçi. Borsa temsilcisi. Gerçek ya da tüzel kişilerle tecimsel ortaklıkların buyrukları gereğince bunların adına ya da sayışımına borsada bulunarak pay ve borç belgiti ya da mal alan kişi. alıcıları olan kişiler, sayca kuruluşları. Sığır yetiştiricisi.

Breed in and in : Akraba evliliği. Akraba ebeveynlerden türeyen soy.

Breed bad blood : Nefret oluşturmak. Nifak tohumları ekmek. Kin ve nefret tohumları ekmek. Birbirine düşürmek. İnsanlar arasında kin yaratmak.

Inbreeder : Yakın akrabalarla çiftleşen. Yakın soyla çiftleşen.

İngilizce Breeders Türkçe anlamı, Breeders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breeders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stock farmer : Besici. Sığır yetiştiricisi. Büyükbaş yetiştiren çiftçi. Büyükbaş hayvan yetiştiricisi.

Cowman : Çiftlik sahibi. Sığırtmaç. Çoban.

Surf : Sörf yapmak (internet üzerinde). Dalga köpüğü. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler. Sörf yapmak. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar. Çatlayan dalgalar. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Köpüklü dalga. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti.

Producer : İmalatçı. Bir özdeği yapan, yetiştiren, üreten, meydana getiren kişi. Yapımcı. Bir filmin çevrilişi ve işletilmesiyle ilgili tüm yönetimsel ve parasal işlevi üstlenen, filmin anaparasını sağlayan kimse. bir yapımevinin başkanı, yöneticisi; sinema yapımcısı. tv. bir ya da birden çok izlencenin ana konusunu bulan; izlencenin hazırlanması, gerçekleştirilmesi çalışmalarını yönetmenle ya da tek başına yürüten kimse; televizyon yapımcısı, izlenceci. (sinema yapımcısından değişik olarak televizyon yapımcısı, yapımın sanat yönünü de gözetir ve genellikle izlenceye bir kişilik, deyiş kazandırmakta payı olur). Yönetmen. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Öndürücü. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Growers : Yetişen bitki. Yetiştirici. Çiftçiler.

Manufacturer : İmalatçı. Fabrika sahibi ya da işleticisi. İmalatçı firma. Fabrikatör. Yapımcı. Üreticisi.

Generative : Meydana getirilmiş. Üretimsel. Öndürücü. Üretken. Generatif.

Manufacturers : Fabrikatör. İmalatçılar. İmalatçı.

Procreator : Doğuran kimse. Doğuran. Üreten kimse. Yaratıcı.

Generator : Mekanik erkeden elektrik erkesi oluşturan aygıt. Mekanik erkeyi elektrik erkesine çeviren aygıt. Kimyasal ya da fiziksel olaylar sonucu, sürekli olarak özdek ya da erke üreten aygıt. Üretken. Üreteç. Jeneratör. İmbik. Üreten kimse veya şey. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şarj dinamosu.

Breeders synonyms : moving ridge, stock breeder, stock raiser, device map, wave, stockman, generating, procreators, breeder, breaker, grower, producing, planters, cowmen, fabricant, genitor, propagator, propagators, producers.