Brie türkçesi Brie nedir

  • İçi yumuşak bir tür fransız peyniri.
  • Krem peynir.
  • Brie peyniri.

Brie ile ilgili cümleler

English: "How did you fit a briefcase into your pocket?!" the woman asked, stunned.
Turkish: Şaşırmış bir şekilde "Nasıl olur da cebinin içine çantayı sığdırdın?!" diye sordu kadın.

English: A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Turkish: Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.

English: After a brief interlude, Caesar decided to join the army once again and left Rome. While he was sailing across the sea, a group of pirates kidnapped him.
Turkish: Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.

English: After a brief fight, they won.
Turkish: Kısa bir mücadele sonrası, onlar kazandı.

English: "I mean... my life," Dima said. "Anyway, there's 3,000,000 BYR in this briefcase."
Turkish: Dima; "Hayatımın anlamı..." dedi. "Nasıl olursa olsun bu evrak çantasında 3 milyon Belarus Rublesi var."

Brie ingilizcede ne demek, Brie nerede nasıl kullanılır?

Brie cheese : İnek sütünden üretilen, yumuşak yapılı, büyük teker biçiminde fransız peyniri. Brie peyniri.

Brief : Evrak. Son talimatı vermek. Talimat veya bilgi vermek. Özetlemek. Talimat. Belge. Don. Bilgilendirmek. Kısa ve öz. Avukat.

 

Brief but to the point : Kısa ve özlü.

Brief moment : Lahza. Kısa bir an. Bir an. Kısa süre.

Brief visit : Kısa ziyaret.

Briefcase setup : Evrak çantası kur.

Briefcase computer : Dizüstü bilgisayar.

Briefcases : Evrak çantası. Çanta.

Briefcase database : Evrak çantası veritabanı.

Briefing : Ön talimat. Bilgilendirme. Brifing. Kısa toplantı. Meteorolojik brifing. Ön bilgi. Brifing veya kısa bilgi. Avukat tutma.

İngilizce Brie Türkçe anlamı, Brie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cream cheese : Krem peyniri. Süt ve kremadan yapılmış yumuşak, olgunlaşmamış peynir. Eritme peynir. Yumuşak beyaz peynir. Bir tür yumuşak beyaz peynir.

Soft cheese : Bir çeşit beyaz peynir. Yumuşak peynir. Sürülerek yenilen bir peynir türü.

Cheese : Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı. Ebegümeci. Doğru. Peynir. Meyve konservesi. Çapraz bobin. Peynir kalıbı.

Brie cheese : İnek sütünden üretilen, yumuşak yapılı, büyük teker biçiminde fransız peyniri.

Brie synonyms : cheese spread, bries.