Brillancy türkçesi Brillancy nedir

Brillancy ingilizcede ne demek, Brillancy nerede nasıl kullanılır?

Point brillance : Bir ışık kaynağının, boyu ayırt edilemeyecek bir uzaklıktan, doğrudan doğruya görsel gözleminde ortaya çıkan ve kaynağın, gözbebeğinde düşünülen, ışınlara dik bir düzlem parçacığı üzerinde doğuracağı aydınlıkla ölçülen büyüklük. Nokta parıltı.

Atrial fibrillation : Atriyal titreme veya titreşimler. Atriyal fibrilasyon. Atrium kasılması. Atrial fibrilasyon.

Atrial flutter and fibrillation : Atriyal titreme veya titreşimler. Kalpte kulakçıkların aşırı derecede çalışması. her iki durum da aşırı kulakçık çalışmasıyla belirgin olup arasında yalnızca frekans ve seyir yönünden farklılık vardır, atriyal fibrilasyon.

Defibrillate : Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanmak (tıp veya medikal terimi). Elektrik şokları kullanarak kalp kası hareketini önlemek. Defirbilasyon gerçekleştirmek.

Defibrillation : Defibrilasyon. Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanma (tıp veya medikal terimi). Kalp adalesindeki liflenmenin durdurulması. Defirbilasyon gerçekleştirme.

Fibrilla : İplikçik, küçük tel, lifçik. Elyaf. Fibrilla.

Fibrillated : Şiddetlice sarsmak. Titremek. Seğirmek (tıp veya medikal terimi).

 

Defibrillators : Defibrilatör. Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanan elektikli makine (tıp veya medikal terimi).

Defibrillator : Kalbin normal dışı atımını tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan cihaz. Şok cihazı. Defibrilatör. Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanan elektikli makine (tıp veya medikal terimi). Otomatik elektroşok cihazı.

Fibrillating : Şiddetlice sarsmak. Titremek. Seğirmek (tıp veya medikal terimi).

İngilizce Brillancy Türkçe anlamı, Brillancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brillancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advancing longwall : İlerleyen uzunayak.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Acidization : Ekşitleme. Asitleştirme. Asitleşme. Asidizasyon.

Adit : Yatay giriş galerisi. Maden galerisi. Giriş. Giriş lağımı. Giriş galerisi. Yaklaşım iç yolu. Maden ocağı ağzı. Tünel. Galeri.

Dazzlement : Göz kamaştırma eylemi. Göz kamaştırıcı ışıltı veya ışık parlaması. Büyüleme.

Splendour : Pırıltı. Nur. Debdebe. Tantana. İhtişam. Saltanat. Şaşaa. Görkem.

Flamboyancy : Havailik. Şaşaa. Gösterişli veya heybetli olma durumu. Şatafat. Gösterişlilik. Aşırı derecede parlaklık. Görkem. Süs. Gösteriş.

Additional support : Ek destek.

Additional flotation : Yeniden yüzdürme.

Flame : Ateş. Alev kırmızısı. Parlamak. Kızarmak. Alev. Öfkelenmek. Hiddet. Alev alev yanmak. Alev almak.

Brillancy synonyms : advance per shift, advance heading, abandoned mine, burnishes, brilliancy, luster, lustre, eclat, aureateness, brilliance, effulgences, acetylene lamp, acid treatment, flamboyance, grandeur, magnificence, splendor, elegance, activated carbon, actinolite, coruscations, brilliancies, brigthness, abandon, grandness, acid proof, effulgence, acid rock, brightness, coruscation.

 

Brillancy zıt anlamlı kelimeler, Brillancy kelime anlamı

Inelegance : Çirkinlik. Zarafetsizlik. Terbiyesizlik. İnce olmama. Kabalık.

Dullness : Ağırlık. Can sıkıntısı. Donukluk. Matlık. Asamiyet. Can sıkıntıs. Körlük. Durgunluk. Sıkıntı. Sersemlik.