Bringing down türkçesi Bringing down nedir

  • Bir arızaya sebep olma.
  • Birşeylerin başarısızlığa uğramasına sebep olma.

Bringing down ile ilgili cümleler

English: We are bringing down the old house.
Turkish: Eski evi yıktık.

English: I am bringing down this old wall.
Turkish: Bu eski duvarı yıkıyorum.

English: Ali is bringing down a wall.
Turkish: Ali bir duvarı yıkıyor.

Bringing down ingilizcede ne demek, Bringing down nerede nasıl kullanılır?

Bringing : Yanına alıp beraber götürme. Getirmek. Sebebiyet verme. Getiri. Getirme. - ile gitme. Getiren.

Down : Düşürmek. İndirmek. Çabucak içmek. Alaşağı etmek. Aşağısında. Beri. Yere sermek. Boyunca. Aşağısına doğru. Aşağı.

Bringing to life : Canlandırma.

Bringing up : Çocuk yetiştirme. Büyütme. Terbiye. Yetiştirme. Çocuk bakımı ve terbiyesi. Çocuk terbiyesi.

Bringing up the rear : Sonda olma. Arkada olma. Son noktada veya yerde olma.

A let down : Hayal kırıklığı. Son derece keyif kaçırıcı yada hayal kırıklığına uğratıcı şey.