Brock türkçesi Brock nedir

  • Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.
  • Porsuk.

Brock ingilizcede ne demek, Brock nerede nasıl kullanılır?

Brock dechert scheinkman test : Brock-dechert-scheinkman sınaması.

Brockerage : Çığırtmalık. Aracıya sonuçlandırdığı işlem gereğiyle verilen ödenek.

Brocket : Kuzey dakota eyaletinde şehir. İki yaşında erkek geyik.

Brockets : Kuzey dakota eyaletinde şehir. İki yaşında erkek geyik.

Brocks : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Porsuk.

Brocatelle : Renkli mermer. Yüksek kabartılmış kumaş. Brokatel.

Broccoli soup : Brokoli çorbası.

Broccolis : Brokoli. Kıvırcık lahana. Karnabahar. Karnıbahar.

Broccoli : Karalahana. Karnabahar. Karnıbahar. Kıvırcık lahana. Brokoli. Karnabahara benzer bir bitki.

Brocage : Komisyonculuk. Simsarlık. Tellallık.

İngilizce Brock Türkçe anlamı, Brock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anvil : Kulaktaki örs kemiği. Örs. Altlık. Örskemiği. Örs kemiği.

Mustelids : Etçil yarık ayaklı memeli türü. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımından, küçük boylu, yırtıcı, kısa bacaklı, koku bezleri taşıyan, kürkleri çok değerli olan, kakum (mustela erminea), samur (martes zibellina), su samuru (lutra lutra), kokarca (mephitis mephitis), porsuk (meles meles) türler iyi bilinen bir familya. Sansargiller. Sansar.

 

Whinstone : Yol yapımında kullanılan sert taş.

Petrifaction : Fosil. Taş kesilme. Taşıl. Taşlaşma.

Bedrock : Anakaya. Yerli kayaç. -e bir başka örnek. Dip kaya. İşin gerçeği. Temel kaya. Kesim. Ana kaya. İşin aslı.

Wedge : Takılmak. Sıkışmak. Kama. Çivi. Yarmak. Kama ile sıkıştırmak. Araya sıkıştırılmak. Kama ile yarmak. Takozlamak. Tıkmak.

Concretion : Birleşme. Kireçtaşı yumrusu. Katılaşmış madde. Şiş. Katılaşma. Betonlaşma. Katılaştırma. Yumru. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Bütünleşme.

Block of metal : Metal bloğu.

Artifact : Yapı. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Eser. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Elişi. Yapay olgu. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapay doku. İnsan eliyle yapılmış şey.

Chondrite : Göktaşı türü. Küresel tanecikli taşımsı göktaşı. Kumlu göktaşı. Kondrit. Çakıllı göktaşı. İnce kristalli bir hamur içinde camsı ya da ışınsal kristalleşmiş, küçük yuvarcıklı bir göktaşı (meteorit). Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Silikattı göktaşı.

Brock synonyms : starting block, clastic rock, rock outcrop, wall rock, inking pad, square block, natural object, swage block, pad, slab, outcrop, wolverines, cube, inkpad, bar, badger, crystallization, tor, sand badger, crosshead, glutton, achondrite, xenolith, pebble, gluttons, domino, brocks, wolverine, ingot, intrusion, chock, chopping block, sill.

 

Brock zıt anlamlı kelimeler, Brock kelime anlamı

Artifact : İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. Elişi. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İnsan yapımı. Yapay doku. Yapay olgu. Yapı. İlk insanların yaptığı sanat eseri.

Brock antonyms : natural object.

Brock ingilizce tanımı, definition of Brock

Brock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A badger. A brocket.