Brooby türkçesi Brooby nedir

Brooby ingilizcede ne demek, Brooby nerede nasıl kullanılır?

Brooch : Broş. Göğse takılan süs iğnesi. Süs iğnesi. Takı iğnesi. İğne. İğne (süs).

Brooches : Takı iğnesi. İğne. İğne (süs). Broş. Süs iğnesi. Göğse takılan süs iğnesi.

Brood : Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Derin derin düşünmek. Kuşatmak. Kötü düşünmek. İki eli şakaklarında düşünmek. Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Damızlık. Kuluçkaya yatmak.

Brood capsule : Kız kese. Hidatit içerisinde bulunan ve protoskoleks içeren kese. unilokuler hidatidin germinal tabakalarından ekzojen tomurcuklanmayla oluşan içerisi sıvı ve protoskloleksle dolu kese. echinococcus granulosus’un neden olduğu hidatit kistte daha büyük bir kistin iç duvarından oluşan küçük parazitik kist.

Brood mare : Damızlık kısrak.

Brood over : Gütmek. Kuşatmak. Sarmak.

Broodiest : Düşüncelere dalmış. Kuluçkaya yatmak isteyen. Düşüncelere dalan. Kara kara düşünen. Düşünceye dalan. Kuluçka tavuk.

Brooders : Civciv büyütücü. Kara kara düşünen kimse. Kuluçka makinesi. Kuluçka tavuk. Arpacı kumrusu. Civciv büyütme makinesi. Ana makinesi. Civciv ana makinesi.

 

Brood pouch : Embriyoları ya da yumurtaları taşıyan kese. inkübasyon kesesi. Kuluçka kesesi.

Broodier : Kuluçka tavuk. Kara kara düşünen. Düşüncelere dalan. Düşünceye dalan. Düşüncelere dalmış. Kuluçkaya yatmak isteyen.

İngilizce Brooby Türkçe anlamı, Brooby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brooby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gory : Ürpertici. Kan dondurucu. Kanlı. Korkunç.

Sanguinary : Kanlı. Kana susamış. Kandil çiçeği. Civanperçemi. Binbir yaprak otu. Zalim. Akbaşlı. Barsama otu. Kan dökücü. Eli kanlı.

Sanguineous : Kıpkırmızı. Kanlı. Ümitli. Kan kırmızısı. Sanguin. Kanla dolu. Kıpkızıl. Sanguinöz. Emin.

Clutch : Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Yakalamak. Pençe. Klaç. El çantası. Güç. Debriyaj. Bir yüklemede kuluçkaya konulan yumurtalar. bir kezde kuluçkadan çıkan yumurtalar. Tutma.

Internecine : Her iki taraf için de öldürücü olan. Her iki taraf içinde öldürücü olan. Öldürücü.

Broody hen : Kuluçka. Gurk.

Merciless : Kıyıcı. Acımasız. Şefkatsiz. İnsafsız. Merhametsiz. Amansız. Kaskatı. İmansız. Aman zaman dinlemez.

Crimson : Kıpkırmızı olmak. Kızıl. Alamecek. Kan kırmızı. Al al. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, doğu akdeniz, ırak, iran ve türkistan ile fas ve cezayir'de yaşayan, 15 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde başın tepesi siyah, enine ince pas rengi çizgili, ense ve boynun yanları kum rengi olan bir tür. kızıl şakrak. Kızarmak. Fes rengi. Koyu kırmızı renk.

Sitters : Çocuk bakıcısı. Oturan kimse. Subje. Model. Kolay iş. Kımıldamadan duran kuş. Oturan. Refakatçi. Portresi yapılırken oturan kişi. Kolay av.

 

Brooby synonyms : blood filled, animal group, clocking hen, bloodsucking, butcherly, bloodstained, murderous, violent, slaughterous, homicidal, bloodthirsty, red, bloody minded, unmerciful, sitter.

Brooby zıt anlamlı kelimeler, Brooby kelime anlamı

Bloodless : Ruhsuz. İnsanca duygulardan yoksun. Solgun. Hissiz. İlgisiz. Öldürücü olmayan. Duygusuz. Renksiz. Kan dökmeden yapılan. Kansız.

Merciful : Acı çektirmeyen. İnsaflı. Sevecen. Şefkatli. Bağışlayıcı. Merhametli. Acıyıcı. Rahim.

Forbid : Olanak vermemek. Haram etmek. Men etmek. Yasak etmek. Yasaklamak. Engel olmak. Memnu kılmak. Menetmek.

Brooby antonyms : disallow.