Bucko türkçesi Bucko nedir

  • Palavracı.
  • Kasıntılı veya övünen arkadaş.
  • (irlandaca argo) delikanlı veya adam.
  • Otoriter veya patronluk taslayan kimse.

Bucko ingilizcede ne demek, Bucko nerede nasıl kullanılır?

Buckoes : (irlandaca argo) delikanlı veya adam. Kasıntılı veya övünen arkadaş. Palavracı. Otoriter veya patronluk taslayan kimse.

Buck at : Sıçramak.

Buck bean : Suyoncası. Su yoncası.

Buck board : İki kişilik esnek ve uzun araba.

Buck fever : Heyecan. Tecrübesiz avcının heyecanı.

Black buck : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 115 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar yükseklikte, erkeklerinde yay gibi kıvrılmış uzun boynuz bulunan, hindistan'da yaşayan bir tür. Kara antilop.

Pass the buck to : Sorumluluğu -e yüklemek.

Buck saw : Çerçeveli testere.

Buck transformer : Düzenleyici transformatör.

Buck naked : Tamamen çıplak. Anadan doğma. Anadan üryan. Cıscıbıl. Çırılçıplak.

İngilizce Bucko Türkçe anlamı, Bucko eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bucko ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endeavour : Çabalamak. Uğraşmak. Çalışmak. Gayret etmek. Uğraş göstermek. Denemek. Çaba göstermek. Çaba harcamak. Emek harcamak. Yapmaya çalışmak.

Boasters : Geniş taşçı kalemi. Geniş keski. Kabadayı. Övünen kimse. Atıcı. Taşçı keskisi.

 

Boastful : Övüngen. Kendini beğenmiş. Kibirli. Böbürlenen. Övüngeç. Övünen. Benbenci.

Braggart : Kendini öven kimse. Farfara. Kabadayı. Övünen. Böbürlenen. Atıcı (argo terim). Yüksekten atan kimse. Övüngen kimse. Kibirli.

Burliest : Kapı gibi. Çam yarması gibi. İri yarı. Kocaman. Cüsseli. Yapılı. İrikıyım. Güçlü kuvvetli.

Blowhard : Kendini metheden.

Horse : At koşmak. Atlama beygiri. Film çıkrığı. Sehpa. Aygır. Beygir. Oynamak. Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. İskele sıpası. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.

Bouncer : Müşterileri atmakla görevli adam. Goril. Barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi. Bar güvenlik elemanı. Martaval. Serdengeçti. Bar fedaisi. Fedai. Zıplayan kimse veya şey.

Burly : Kapı gibi. İri yarı. Yapılı. Çam yarması gibi. İriyarı. Güçlü kuvvetli. Cüsseli. Kocaman. İrikıyım.

Bucko synonyms : gymnastic horse, long horse, buckoes, vaulting horse, strive, chicolay, boaster, blowhards, ballshitter, bouncers, braggarts, endeavor, burlier.

Bucko zıt anlamlı kelimeler, Bucko kelime anlamı

Linger : Can çekişmek. Gecikmek. Geçmek bilmemek. Uzamak. Oyalanmak. Durmak. Sallanmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Ayrılamamak.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.